Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Eskimeyen Konular

Eskimeyen Konular Eskimeyen siyasal, toplumsal sorunlar hakkında makalelerin yeniden yorumları.

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi ŞOVENİZM NEDİR? SOSYAL ŞOVENİZM NEDİR?
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
494
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01.Ağustos.2017, 12:52   #1
 
İBO'CU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İBO'CU
HAY-MAT-LOS
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 27.Eylül.2007
Üye No: 2996
Bulunduğu yer: DÜNYANIN HER YERİ
Mesajlar: 5,774
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,140
1,993 Mesajına 5,120 Teşekkür Aldı
Standart ŞOVENİZM NEDİR? SOSYAL ŞOVENİZM NEDİR?

ŞOVENİZM NEDİR ? SOSYAL ŞOVENİZM NEDİR ?

Şovenizm, en genel anlamıyla, kendi ulusal üstünlüğünü savunmak ve bunu diğer uluslara kabul ettirmek çabası olarak tanımlanabilir. Egemen sınıfın, iktidarını korumak ve yaygınlaştırmak için kullandığı araçlardan birisidir. Emperyalist - Kapitalist sistemin, iç ve dış savaşlarının vazgeçilmez parçasıdır.

Sosyal Şovenizm ise, ulusal çıkarları korumak adına, kendi burjuvazisini destekleyen ' sol örgütlerin ' tavrını tanımlamak için kullanılır. Yüksek ulusal çıkarlar dayattığında, burjuvazinin cephesinde yer almak sosyal şovenlerin politik tavrıdır. Lenin, sosyal şovenizmi, söylemde sosyalist, eylemde şoven olanlar olarak tanımlamaktadır.

Kapitalist bir ülke, savaşa girdiğinde, sosyalistler, kendi ülke burjuvazisinin, iç ve dış çelişkilerinden, güç kaybından yararlanarak iktidarı ele geçirmeyi ve halkın bu savaştan daha fazla zarar görmeden kurtulmasını hedefler. Sosyal şovenler ise, bu savaşı memleket meselesi olarak görüp kendi burjuvazisini, savaştığı kapitalist ülkelere karşı destekler. Sosyalistlerle, sosyal şovenleri ayıran temel nitelik budur.

Kendi ülkemizin yakın tarihine baktığımızda, konuyla ilgili köşe taşlarını görebiliriz. Emperyalist paylaşım savaşının bir parçası olan Çanakkale muharebelerini, vatanı kurtaran bir savaş olarak destekleyerek, kendi burjuvazisine destek çıkan solcular, sosyal şovenlerdir. 250 bin Osmanlı askerinin, savaştan kaçtığı bu yıllarda, orta okul çocukları bile derdest edilerek cepheye sürülmüş ve paylaşım savaşına kurban edilmişlerdir. 15 yaşındaki bu çocukların savaşa sürülmesini kahramanlık olarak gören sol örgütlerin sosyal şoven olduğuna dair sosyalistlerin bir şüphesi bulunmamaktadır.

Ecevit' in Kıbrıs Barış Harekatı ikinci köşe taşımızdır. Egemen bir devlet olan Kıbrıs Cumhuriyeti' nin toprakları, o ülkede yaşayan insanların bir kısmını kurtarmak için işgal edilmiştir. Kurtarıcı olarak işgal etmek emperyalistlerin her zaman kullandığı bir yöntemdir.
1974 yılında başlayan işgal 43 yıldır devam ediyor. '' Ama '' diye başlayan her türlü itiraz, sosyal şovenlerin kılıf arama telaşından başka bir şey değildir. Savaştan yıllar önce, Türk subayların, sivil kıyafetlerle Kıbrıs'a sızdıkları, mücahit adı altında, Kıbrıs ordusuna karşı gerilla savaşı örgütlemeye çalıştıkları, Türk burjuvazisi tarafından süslenerek anlatılmıştır. Kıbrıs' ın işgalini savunan solcuları sosyal şoven olarak tanımlamak doğru olacaktır.

Suriye savaşı da üçüncü köşe taşımız olsun. Emperyalist devletler, değişik çıkar hesaplarıyla, Suriye topraklarında bir iç savaş çıkardılar. Esad diktatörlüğü, kendi müttefikleri ile birlikte, vatanın bekasını korumak için savaşmak zorunda kaldı. Suriye' deki kimi sol güçler, yasal faaliyet gösterebilmek için Esad ile yaptıkları Ulusal Birlik Anlaşmasına sadık kalarak, onun yanında savaşa girdi. Tek amaçları vardı ; Kutsal vatan topraklarını korumak. Bunun için, kendi ülkelerinin burjuvazisini desteklemekten başka seçenek bulamadılar. Kürt ulusal güçleri ve müttefikleri ise, kendi yaşadıkları topraklarda, egemenliği ellerine almak için silahlandı. Kendi yaşam alanlarının sınırlarını çizmeye başladı. Bu savaşın bir parçası olmadıklarını, kendilerine saldıran herkesi düşman ilan edeceklerini ve ona karşı savaşacaklarını açıkladılar.

Bu durum Türkiye' deki politik yapıları da derinden etkiledi. Esad diktatörlüğünün yanında yer alınması gerektiğini söyleyen sol örgütler, en radikal görünümlüsünden, en pasifine kadar varan bir siyasal yelpazenin içinde yer aldılar. Kimisi direkt olarak Esad diktatörlüğünü desteklediğini ilan ederken kimileri de , Esad' ın ( Suriye burjuvazisinin ) ulusal cephesinin içinde yer aldığına dair imza atan, Suriyeli sosyal şovenleri destekledi. Suriye ulusal cephesinin içinde yer almayı kabul etmeyen partilerin, savaş öncesinde de faaliyet gösterme hakkı yoktu. Kendi burjuvazisinin yanında yer tutan Suriye KP si ( Suriye de iki farklı KP var ) var olabilmek için, burjuvazinin rejimini zaten onaylamıştı. Suriye' deki KP nin de Esad rejimini desteklediğini öne sürerek, onunla birlikte Esad rejiminin yanında yer alan Türkiyeli sol yapıların da sosyal şoven tanımına uydukları görülebilir.

Türkiye' deki sosyalistler ve Kürt Ulusal hareketi, Esad rejiminden bağımsız bir mücadele yürüten ROJOVA devrimini destekledi. Düşmanın silahlarını ele geçirerek savaşan bu devrimci hareket , kısa sürede büyüdü ve Suriye' nin kuzeyinde, kendi egemenlik alanlarını oluşturdu. Suriye savaşının içinde yer alan, iç ve dış güçlerin, devrimci güçlerle, zaman zaman çatışıp, zaman zaman işbirliği yapması savaş koşullarının gerektirdiği konjektürel durumlar olarak görülebilir. Emperyalist orduların olduğu her savaşta, bu orduların bir kısmı ile , geçici de olsa işbirliği yapmak, onlardan silah ve teknik destek almak, her zaman risk içerir. Hayatta kalmak için risk almak gerekir. ROJOVA devrimcilerinin silah fabrikaları yok. Modern silahlara sahip olmadan, günümüz dünyasında, böylesi bir geniş cephe savaşını kazanmanın olanağı da bulunmamaktadır. 2. Dünya savaşında SSCB nin hem ABD den hem de İngiltere den, çok büyük miktarda askeri destek aldığını bilmeyen sosyalistler var. ABD bu günkü değerle, yıllık askeri bütçesini aşan bir miktarda silah yardımı yapmıştır. Aynı durum İngiltere için de söz konusudur. Hitler SSCB yi düşürebilseydi, 2. dünya savaşında, Faşizmi yenmek mümkün olmayabilirdi.

Türkiye' de süre giden iç savaşta, ezilen halkların mücadelesini, emperyalizmin işbirlikçiliği olarak niteleyerek, onlara karşı savaşan burjuva iktidarı desteklemek sosyal şovenizmin ta kendisidir. Bu tespiti yapan sol yapıların, daha önceki paragraflarda anlattığımız köşe taşlarında da, aynı sosyal şoven tavrı sergilediklerini görmek zor olmayacaktır.
Söz konusu olan, egemen ulusun yüksek çıkarları olunca, burjuvazinin iktidar partisi ve muhalefet partileri aynı cephede yer alırlar. Bu yüzden, burjuva muhalefet partisinin arkasında durarak, kendi şoven politikalarını maskelemek isteyen sol hareketlerin sosyal şoven yüzlerini kitlelere anlatmak zor olmaktadır. Burjuvazinin, iktidar partisine muhalif olmak sosyalist olmak için yeterli değildir. İktidar partisini devirip, yerine diğer burjuva partisini getirmek için mücadele etmenin de sosyalist tavır ile ilgisi bulunmamaktadır. Sosyalistler bir bütün olarak iktidarı hedeflerler. Bu mücadele içinde, farklı sınıf ve katmanların temsilcileri ile, geçici işbirlikleri yapabilirler. Geçici işbirliklerinin sınırlarının belirlenmesi ve sosyalist iktidar hedefine varmak için örgütlenmeden ödün verilmemesi sağ sapmanın önünü tıkayacak tek yoldur.
Tufan Şişli
______________________________________________________

TAA SPARTAKÜSTEN BİZE MİRAS KALAN; BİR SEVDA UĞRUNADIR.
DAĞLARIN DORUKLARINDA TÜKETİLEN ZAMAN.
DAYAMIŞ OMUZUNA SİLAHI, BİLİNMEZ NE DÜŞÜNÜR,
KİMBİLİR NERESİNDE SEVDANIN,
SEVİŞİRKEN GÖZLERİ ÇOBAN YILDIZIYLA;
HENÜZ NAMLUSU SOĞUMAMIŞ,
NÖBETÇİ PARTİZAN.

İBO'CU isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com