Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Eskimeyen Konular

Eskimeyen Konular Eskimeyen siyasal, toplumsal sorunlar hakkında makalelerin yeniden yorumları.

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi 19-26 ARALIK MARAŞ KATLİAMINI UNUTMADIK. UNUTMAYACAK VE UNUTTURMAYACAĞIZ.
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
674
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 19.Aralık.2016, 17:34   #1
 
İBO'CU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İBO'CU
HAY-MAT-LOS
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 27.Eylül.2007
Üye No: 2996
Bulunduğu yer: DÜNYANIN HER YERİ
Mesajlar: 5,804
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,163
2,005 Mesajına 5,140 Teşekkür Aldı
Standart 19-26 ARALIK MARAŞ KATLİAMINI UNUTMADIK. UNUTMAYACAK VE UNUTTURMAYACAĞIZ.

MARÂŞ KATLİÂMI

19 - 26 Aralık 1978

Yakın tarihimizin en acımasız, insanlık adına en utanç verici kitlesel katliâmı olan Maraş Katliamı’nın üzerinden yıllar geçti.

Katliâmda, resmî rakamlara göre 114 'Can'ımız katledilmiş, 1000’nin üzerinde kişi yaralanmış, 552 ev, 289 işyeri yakılıp tahrîbedilmiştir. Katliâmdan sonra Alevîlerin % 80’ni kenti terk etmiştir.

Devlet içerisindeki ; Derin Devlet olan Gladyo ve Kont-Gerilla örgütlenmesinin ve onların uzantısı ve taşeronluğunu yapan sivil faşistlerce yapılan bu katliâm, sonraki yıllarda Malatya, Çorum, Sivas, Gazi Mahallesi İstanbul, Ümrânîye İstanbul katliâmlarında, Diyarbakır, Ulucanlar ve 19 Aralık Cezâevleri katliâmlarında, yargısız infazlar, faili meçhul cinâyetler ve gözaltında kayıplar ile devam etmiştir.

Susurluk’ta bir kaza sonucu ortaya çıkan bu derin ilişkiler, Şemdinli’de halk tarafından açığa çıkarılmıştır.

Maraş Katliâmı ve sonrasında yaşanılan katliâmları unutmadığımızı ve unutturmayacağımızı belirtmek istiyoruz.

Maraş Katliamının 31. Yılında yaşamını yitiren 'Can'larımızı saygıyla anıyor, kâtilleri, koruyucularını ve onları yönlendiren insanlık dışı gerici faşist ideolojilerini nefretle kınıyoruz.

PSA ve DKÖ'leri

Biz; ülkemizin bağımsızlığını ve halkın mevcut sömürü ve zorbalık düzeninden kurtulmasını savunduk...
Faşizme ve Emperyalizme karşı mücâdele edilmesini savunduk...
Bir avuç sömürücü azınlığın değil halkın kendi iktidârını ve halkın kendi demokrasisini savunduk..

Biz; her türlü sömürünün ve eşitsizliğin ortadan kaldırılacağı bir düzeni yâni "Sosyalizm"i savunduk...

*

Ey "zincirlerinden başka kaybedecek şeyi olmayan"
İnsanca yaşamak isteğiyle suçluysan
Hayatta olmanın onuru da yaralı
Ey hayata sevdalı esir
Dünümüzde
Günümüzde
Tenimizde bu yara
Bizi kurtaracak olan kendi kollarımızdır.

Nihat Behram

Maraş Katliâmı ve Gerçekler

Bu coğrafyada yaşanan toplu katliamları anlamak ancak devlet karakterini çözmekle mümkündür. Selçuklu dönemindeki akıncılardan bu yana devlet sisteminde özel operasyonlar karakteristik bir özellik olarak ortaya çıkmıştır. Selçuklular, Osmanlılar ve cumhuriyet döneminde değişmeyen devlet karakterinin mağduru ise her dönem bu toprakların ezilenleri, ötekileştirilenleri ve yok sayılanları olmuştur. Etnik ve inançsal kimlikler, sistem karşıtı ideolojik yapılar her dönem devletin bu kontracı anlayışının hedefi olmuştur.

Sistem kendini örerken öne çıkardığı “Kutsal Devlet” anlayışı ile devlet için her şeyin mübah olduğu bir anlayışı geliştirmiştir. “Kutsal Devlet” maskesinin altına ise gizlenen özel operasyonlar, katliamlar ile gerçekleştirilen toplum mühendisliği olmuştur. Dönüp tarihe baktığımızda kutsal devletin bu operasyonlarının irili ufaklı sayısız örneği ile karşılaşırız.

Suryâniîer, Rumlar, Ermeniler, Kürtler, Alevîler kutsal devletin toplumsal mühendislik projelerinin aracı olmaktan kurtulamamışlardır. İttihat Terakki ile yeniden şekillenen tekçi anlayış, “Adriyatik'den Çin’e büyük Türk İmparatorluğu” olarak şekillenince katliâmlar ve asimilasyonlar ile herkes 'Türk'leştirilmeye, herkes Müslümanlaştırılmaya çalışılmıştır. Devlet aklının bu projesi için on binlerce insanın ölümü ise “kutsal devlet” için hiç önemli olmamıştır. “Kutsal devlet” açısında geçerli olan tek mantık devletin bekasıdır.

İttihat Terakki’de yeniden şekillenen devlet aklı ve milliyetçilik olgusu Cumhuriyet Dönemi'nde yaşanan pratikleri göz önüne aldığımızda zihniyetin devam ettiği anlaşılıyor. Cumhuriyet kadroları çıkış itibari iler farklılıklar ile yürüyor gibi görünse de giderek otoriterleşmiş ve tekçi anlayışa dayalı Kemalizm resmi ideolojinin kimliği olmuştur.

Ermeni Soykırımı, Kürt, Alevî katliâmları, Mustafa Suphi'lerin katledilmesi, 6-7 Eylül Rum yağması vb. birçok acı katliâm bu devletin bekâsı için gerçekleştirilmiş özel operasyonlardır.

Cumhuriyet döneminde gerçekleşen operasyonların içerisinde Maraş Katliâmı süreç ve sonuçları açısından özel değerlendirilmeyi gerektirir. Bugün Maraş Katliâmı hakkında daha net bilgilere sahip olsak da, tüm sonuçları ile açığa çıkarılmamış ve Maraş tarihteki kanlı katliamlar arasında yer almaya devam ediyor.

Maraş Katliamı’nın Gerekçeleri:

Maraş Katliâmı gerçekleştiği süreç açısından, önemli bir dönüm noktasıdır. Maraş her yönüyle bilinçli bir tercihtir. Öncelikle Maraş Alevi ve Sünnilerin iç içe yaşadığı bölgelerin içerisinde saflaşmanın yaşandığı bir bölgedir. Coğrafik konumu itibari ile geçiş noktasıdır.

Maraş etnik ve inançsal anlamdaki saflaşmanın doğal bir sonucu olarak ideolojik olarak belirgin saflaşmanın yaşandığı bir alandır. Türkiye devrimci hareketlerinin yükselişi döneminde, bu devrimci hareketlerden etkilenmiş devrimci potansiyelin güçlü olduğu bir alandır. Bunun yanında faşist örgütlenmenin de paralel geliştirildiği bir alandır.

Maraş’ın diğer bir özelliği ise Kürt Özgürlük Hareketi’nin çıkışından itibaren güçlü olduğu ve giderek de etkisini genişlettiği bir yerdir.

Mevcut bu konumlarından itibaren Maraş 12 Eylül faşist darbesi için hazırlanan karanlık planların gerçekleşmesi için bilinçli bir tercih olarak ortaya çıkıyor. Devlet aklı Maraş üzerinden birçok hedefi gerçekleştirme amacı güdüyordu. Diğer bir önemli nokta ise Maraş Katliamı sadece devlet açısından değil faşist darbe planlayan Amerikan emperyalizmi açısından da ilgi alanıdır.

Maraş Katliâmı öncesinde Amerikan konsolosluğunda görevliler Maraş’tadır. Tesadüfe bakın ki Maraş’a gönderilen ülkücüler de Adana’dan gelmektedir. Piyangocu kimliği ile Maraş’a gelenler ile Amerikan konsolosluk görevlileri Adana’dan tesadüfen gelmemiştir.

Maraş katliâmında CHP ve Ecevit’in rolünü de unutmamak gerekiyor. Her CHP döneminde büyük bir Alevi katliamı yaşanması ilginçtir. Aleviler siyasal olarak destek verdikleri CHP iktidarları döneminde katliama maruz kalması, devletin Alevileri CHP iktidarları ile uyutmasıdır. Katliam sonrası CHP’ li bakan bir gün sonrası Maraş’a gelir, Maraşlılara ‘her şey kontrol altında sakin olun’ der. Ne kadar tanıdık geliyor değil mi? Yine dönemin Başbakanı Ecevit’in ölümünden sonra açığa çıkan bir belgede Maraş Katliamı’nda yer alan MİT’çiler isimleri ile yer alıyordu.

Maraş Katliâmı’nın Sonuçları:

Maraş Katliamı ile yükselen devrimci harekete ve devrimcileri destekleyen Alevilere net bir mesaj verilmiştir. İleri giderseniz katliamlara maruz kalmaya devam edersiniz mesajı bu katliam üzerinden verilmiştir. Maraş Katliamı ile bir diğer mesajda Kürt Özgürlük Hareketi’ne verilmiştir. Kürt hareketine dönük katliamla verilen mesaj, imha sürecini başlatma ile tehdit etmektir.

Maraş Katliâmı ile gerçekleştirilen önemli bir nokta da 12 Eylül faşist darbesine gidilen karanlık yolun hazırlanmasıdır. Bu katliam ile toplum üzerinde korku büyütülmüş “eğer asker gelmez ise kan gövdeyi götürecek” havası verilmiştir. Oluşturulan tablo ile ülke adım adım darbeye taşınmıştır. 12 Eylül darbesine giden süreç katliam ile hızlandırılmıştır.

Katliâmı doğru anlamak ancak gelişen süreci ve aktörlerini tanımakla mümkündür. Bugün hala Alevi katliamlarının CHP ve devlet ile ilişkileri sorgulanmadan izah etmek mümkün değildir. Bu anlaşılmadan Maraş Katliamı karanlıkta kalmaya mecburdur. Sabri Yirmibeşoğlu’nun 6-7 Eylül saldırıları ardından “çok iyi bir özel harp operasyonudur” sözü gibi Maraş Katliâmı çok iyi planlanmış bir özel harp operasyonudur.

Bugün Maraş Katliamı’nın gerekçelerini sol ve Kürt kimliğinden soyutlayarak salt Alevi- Sünni çelişkisi olarak göstermek, gerçekleştirilmek istenen oyuna düşmektir. Yine bu katliamı devletten ve dönemin iktidarı CHP’den bağımsız görmek yeni Maraş’ların davetiyesini çıkarmak demektir.

Maraş tarihte yaşanılan Alevi katliamlarından bu yönleriyle ayırmak gerekir, zira bura da temel hedef Alevilik değildir. Sistem hedefleri noktasında mezhepsel çelişkileri kullanarak işini kolaylaştırmıştır.

Yeni Maraşların yaşanmaması için gerçeklerin takipçisi olmak gerekiyor. Türk devletinin kontracı karakteri bilinse de hukukende bunun takipçisi olmak gerekiyor. Bunun yolu da toplumsal mücadeleyi büyütmekten ve demokratik güçlerin birliğinden geçiyor.
______________________________________________________

TAA SPARTAKÜSTEN BİZE MİRAS KALAN; BİR SEVDA UĞRUNADIR.
DAĞLARIN DORUKLARINDA TÜKETİLEN ZAMAN.
DAYAMIŞ OMUZUNA SİLAHI, BİLİNMEZ NE DÜŞÜNÜR,
KİMBİLİR NERESİNDE SEVDANIN,
SEVİŞİRKEN GÖZLERİ ÇOBAN YILDIZIYLA;
HENÜZ NAMLUSU SOĞUMAMIŞ,
NÖBETÇİ PARTİZAN.

İBO'CU isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
İBO'CU Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com