Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > ULUSAL SORUN VE DEVRİM > Kürt Ulusal Sorunu

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi yaşasın "tam" bağımsız Kürdistan!
Cevaplar
2
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
401
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11.Eylül.2017, 21:04   #1
 
ÖzgürToplumsallık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ÖzgürToplumsallık
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 11.Ocak.2016
Üye No: 54673
Mesajlar: 387
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 96
157 Mesajına 249 Teşekkür Aldı
Standart yaşasın "tam" bağımsız Kürdistan!

başlığı bile bile böyle seçtim....bağımsızlık nasıl tam nasıl yarım olur bilmiyorum ama...emperyalist-kapitalist sistem içinde "bağımsızlıkçı"(siz devletçi diye okuyun) tavrın nasıl kutsandığını biliyorum...bunu da ileriye taşırız düşüncesine "tam bağımsızlık" diyorlar...

Güney Kürdistan bölgesi 25 Eylül de referanduma gidiyor....ne kadar referandumun direkt "bağımsızlık" anlamına gelmeyeceği söylense de...sonuçta toplumsal destek nezdinde önemli bir anlamı var...

Güney Kürdistan "bağımsızlık" istiyor...Emperyalistler karşı çıkıyor...

ABD Başkanı Donald Trump'ın Uluslararası IŞİD'le Mücadele Koalisyonu Özel Temsilcisi Brett McGurk, ABD'nin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) 25 Eylül'de yapılması planlanan bağımsızlık referandumuna 'kesinlikle karşı' olduğunu söyledi.

"Bakın, şu anda Kürt yetkililerin 25 Eylül'de yapmak istediklerini açıkladığı bu referanduma odaklandık. Bu ABD'nin kesinlikle karşı çıktığı bir şey" i

"Irak hükümetini destekliyoruz. Birleşik federal Irak'ı destekliyoruz. Güçlü, refah içinde ve kendisi ve komşularıyla barışık, birleşik federal Irak'ı destekliyoruz"



Fakat Türkiye solunda tık yok....ABD karşı çıkıyor ve ekliyor birleşik-federal Irakı destekliyoruz...yani bir halkın kendi kaderini tayin hakkını desteklemiyoruz diyorlar...TC de bazı hareketler savaş çağrısı yapıyor...hükümet temkinli "tehdit" ediyor...İran karşı çıkıyor...Irak da bazı gruplar "savaş nedeni olur" diyor...Sözüm ona herkes Kürde sahip çıkıyor...Kürt kendisi bağımısızlık istediğinde destek veren yok..


aynı şey Filistinde olsa...referandumu yapan Hamas olsa islamcı vesaiire bakılmaz...desteklenir...hatta devlet desteğine de bakılmaz....Suudi Arabistan desteklemiş vay emperyalizmin "ajanı" da denmez...


işin içinde TC ve Kürt olunca bu genetik rahatsızlık depreşir...Efendim "bağımsız" Kürdistan değil bağımlıymış...


evet sizin "atalarınız" gibi bağımlı...onlar zaten mevcut olan "bağımsızlığı" bize ne kadar toprak düşer misali kovaladılar...burada ise ortada bağımsızlık yok..bir devletleşme hali var...ama "emperyalizm" de var...Kürt devletleşirse "bağımlı" devletleşir...bizim devletimizin hikaye "bağımsızlığı" ise bağımsız gerçekleşir...

tabii ki böyle bir şey yok...Irak da Kürt halkının verdiği mücadele ve elde ettiği kazanımları kimse Kürt halkına tepeden vermedi....ABD ve benzeri güçler Kürtlere karşı kimyasalla saldıran Saddama hem silahları hem de istihbaratları sağlıyorlardı...bu katliamlara sessiz kalanlar da onlardı...


Kürtler "bağımsızlık" referandumuna gidiyor...bu referandumun gerçekleşme zeminleri tartışılır...KDP nin amaçları tartışılır...fakat bir ulusun kendi kaderini tayin hakkı olarak bir haktır...buna karşı çıkan...çıkmıyormuş gibi gözüküp de "ama ya da fakat" diyen....ister açık faşist olsun...ister sosyal şoven-devletçi olsun....bir toplumun bunca yıldır verdiği mücadeleye ve kazanımlarına karşı çıkan karşı-devrimci kesimlerdir...ister bunları "sınıf" rengine boyayın...ister milliyetçilik rengine...aralarında hiçbir fark yoktur...


bu kısma kadar Kürdistanın bağımsızlık referandumuna ilişkin şoven tavrı genel olarak özetlemek istedim...bu tavır çoğunlukla dürüst değildir...içinde dürüst olanlar da vardır...fakat genel olarak iş yürütenler kendilerini sosyal-şovenizm zeminlerinde saklayanlardır...Vatan partisinden vesaire bahsetmiyorum...onlar bu formatı yıllar önce terk etti şimdi daha açık-seçik konuşuyorlar...KP ve türevlerinden..ödp ve benzerlerinden bahsediyorum...sol haber ve benzeri yayınları okuyun...Kürdistan bağımsızlık referandumuna ilişkin kodlamalar Aydınlık dan farksız...fakat gizlenmiş şekildedir...


bir de Rudaw ve benzeri Kürdistani yayınlar var...bunlar da aslında Aydınlık tan farksızlar...yani kodlama bakımından...bazıları açık seçik Özgürlük Hareketi düşmanlığı yapar...bazıları gizlemeye çalışır...

http://www.rudaw.net/mobile/turkish/kurdistan/100920175

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), 25 Eylül’de Güney Kürdistan’da yapılacak olan bağımsızlık referandumuna karşı olduğunu bildirdi.

hani söylenen üzerinden gider ve çarpıtırsın anlarım...bir nebze dürüstçe bir davranıştır...tabii ki tehlikelidir ama okuyan-tartışan için değil...fakat habere yüzeysel bakan bir kişi için bu tarz haber yapmak daha büyük bir kar getiriyor sanırsam...

"bağımsızlık referandumuna karşı olduğunu bildirdi"...kim nerede ne zaman?...DBP iki açıklama yaptı...ikisinde de "referanduma karşıyız" demedi...ki demesi de anlamsız...HDP demedi...KCK ve PKK demedi...bizim DBP hoş PKK nin sözde "yasal" kolu ya o niye karşıyız desin ki? o da referanduma karşıyız demiyor ama ekliyor...

“25 Eylül’de Güney Kürdistan'da yapılması planlanan referandumu Kürtlerin özgürlük ve statü talebini küçük bir ulus devletçik ile boğma çabası olarak görüyoruz.

doğru...bence de böyle bir çabadır...Ulusal Birliğe gelmeyen...Ulusal Birlik gibi bir çalışması olmayan...Türkiye ve İran daki Kürtlerin sorunları ne olacak denildiğinde...onlar kendi hükümetleri ile sorunları "barışçıl" çözsünler diyen bir anlayış için bunları söylemek tabii ki normal..

sen Kürdistan adına 4 parçadan birini bağımsız ilan etmeye çalışıyorsun...Kürdistannın diğer parçalarına bunu yapabilir miyim diye sormuyorsun...sormadığın gibi...sömürgeci devletlere karşı "silahlı mücadele" veren örgütlere karşı çıkıyor ve onları silah bırakmaya davet ediyorsun...kısacası bir halkın meşru savunma mücadelesi yok sayıyorsun ve bunu engellemeye ve diğer parçalardaki Kürt halkını kendi kaderine terk ediyorsun...

evet bu Kürt sorununu tek bir parça içerisine hapseder...Ulusal Birlik içerisinde referandum kararı tartışılsa ve bütün Kürt partileri ve Kürt halkı bu kararı onaylasa referandumun bu noktada bir "değeri" olabilirdi...fakat şuan bu referandum Kürt sorununu boğan bir yaklaşıma sahip...


bunları söylemek...Kürdistan Referandumuna karşı olduğumuz anlamına gelmez...amaç ve gerçekleşme zeminlerine karşı olduğumuz anlamına gelir...Kürdistan adına tek bir parçanın başına buyruk hareket etmemesi anlamına gelir...hele de Ulusal Birliği red eden bu yaklaşımın diğer parçalardaki(ki en büyük parça bugün TC sınırları içerisinde) Kürt halkını sömürgeci bir devletin inisiyatifine terk ettiği anlamına gelir...


Güney Kürdistan-Başurun,Kürdistan adına bağımsızlığı İrlanda sorunu gibi bir sorun yaratacaktır...tabii ki İrlanda meselesindeki aktörler farklıdır fakat Kuzey İrlandayı Birleşik Krallıkın kolonyal-ırkçı inisiyatifine bırakan bir anlayış ile diğer parçalardaki Kürtleri tek başına bırakan bu anlayış aynıdır...


Kürdistan Ulusal Birlik Kongresi gerçekleşmeden...Kürdistan "bağımsız" olamaz...Kürdistanın bağımsızlığı nasıl olur diye tartışabiliriz...devlet olarak öz-yönetim olarak fikir ifade edebiliriz...bazısı "tam bağımsız-reel sosyalist" ister bazısı devlet olsun yeter diyebilir...fakat bütün bunlar Ulusal Kongre içerisinde Kürdistan halklarının ve hareketlerinin ortak bir çatı altında Kürdistan bütününde gerçekleştirebileceği bir örgütlenmeyle çözülebilir...


Ulusal Kongre salt sivil-toplum örgütü tarzı bir örgütlenme değil...Kürtleri hem uluslarası alanda hem de içeride(ulusal alanda) temsil eden en geniş ulusal-diplomatik örgütlenmedir...bu kongre savaş-barış koşullarını belirler...bu kongre UKKTH zeminlerini belirler...Kürdistandaki diğer halkların konumlarını belirler...Kürdistan da olacaksa bir devlet ya da 4 devlet içinde hangi şartlarda yaşanacak bunları belirler...ekonomi,sosyal,siyasal alanda Kürdistanın "bağımsız" siyasetini her hareketin kendi ideolojik çerçevesinde fakat ortak uzlaşı zeminlerinde geliştirmesine destek olur....


DBP bunlardan bahsediyor...Ulusal Kongre nin önemini bu temelde görüyor ve önemsiyor...fakat Ulusal Kongreye ve aslında Ulusal-Bağımsızlığa gelmeyen KDP yaklaşımı işte bütün bunları red eden asıl yaklaşım oluyor....


Kürdistani politika bugün bir ayrım içerisinde...Ulusal Kongre temelinde ortaklaşan Kürt ulusal hareketleri ile...bu kongreyi dışlayan ve kendini parça iktidarı ve onun devletlerle ilişkilerine bağımlı hareket eden ulusal hareketler ayrımı...

bu ayrım ileriki dönemlerde daha net ortaya çıkacaktır...25 Eylül bu noktada Kürdistan bağımsızlığı sonucu çıkarsa tabii ki önemlidir fakat Ulusal Kongre bütün bunları8bağımsız devletin nasıl gelişeceği de dahil) karara bağlayacak asıl merciidir...


işte o zaman asıl olarak "tam" bağımsız Kürdistan meselesi tartışılacak...
ÖzgürToplumsallık isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
ÖzgürToplumsallık Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 13.Eylül.2017, 18:17   #2
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,177
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,339
2,069 Mesajına 5,889 Teşekkür Aldı
Standart

25 Eylül'den sonra çok kötü şeyler olacak gibi hissediyorum.

Bunlar salaktır. Ava giderler,ya birbirlerini vururlar ya da avlanıverirler. Birşeyler tasarlanmış,planlar yapılmış,pratiğe geçirecek olan da Barzani olacak.
T.C'nin,İran'ın sessiz kalmaları hayra alamet değil. ABD'nin "Kesinlikle karşıyız" demesi de tezgahlanan oyunu bildiğini gösteriyor.

KCK'nin çatısı altındaki örgütlerin (Karşı çıkmamakla birlikte) eleştirileri yerindedir. Ancak gördüğüm şudur ki ABD'nin bildiklerini söz konusu örgütler de biliyor gibi. (Birlik için yapılan çağrılara kulak tıkayanların "bağımsızlık" girişimleri saçmadır ama karşı değiliz'in pratikteki anlamı; "Başının çaresine bakacaksın" dır.

Yukarıda belirttiğim gibi; 25 Eylül sonrası çok şeylere gebe.Tesadüfe bakın ki refarandum günlerinde Suriye demokratik federasyon sınırlarıda çizilmiş oluyor.

Ne yapalım, Kürtlerin bağımsızlık isteklerine karşımı çıkalım? Tabi ki hayır,bağımsızlık Analarının ak sütü helaldir demek düşer bizlere.

Ancak...

Ancak "bağımsızlık" derken devleti işaret edip Şengal'in özerkliğine şiddetle karşı çıkanların istedikleri "bağımsızlık" olsa olsa komşu emperyal devletlere ileri karakol olur.

Sosyalistlerin bir kısmının ve Komünistlerin karşı çıktığı ya da sessizliğe büründüğü detay budur.



______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Apé Che Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 13.Eylül.2017, 20:15   #3
 
ozgurkursun44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgurkursun44
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 01.Temmuz.2011
Üye No: 37022
Mesajlar: 1,541
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 718
342 Mesajına 535 Teşekkür Aldı
Standart

AKP'de Kürdistan çatlağı
AKP Batman il başkanı ve bölge başkanlarının Irak da gerçekleşecek bağımsızlık referandumunda "EVET" desteği çıkmıştı.
Oysa ki Tayyip Erdoğan, referandum için doğru olmadığını, Türkiye'de böyle bir durumun olması durumunda "sıkar" ifadelerini kullandı.
Dolayısıyla bu açıklamalardan Tayyip Erdoğan ile bölge AKP il başkanlarının ters düştüğünü kolaylıkla söyleyebiliriz.
Bu da Erdoğan'ın liderlik konumunu tartışmalı hale getirmektedir.
Erdoğanın ağzından başka bölge il başkanlarının ağzından başka sözler çıkmaktadır.
Bu da bizlere şunu söylettirmektedir: Sivasın batısında başka doğusunda başka konuşacaklar gibi görünmektedir.

Sağ partilerin Kürdistan referandumuna açıkca karşı çıkmalarına rağmen CHP'de halen bir ses çıkmamaktadır.
CHP de bir an önce rengini belli etse taşlar daha iyi oturacak.
Öte ayandan eski CHP milletvekili ve CHP'nin sosyalist temsilcisi Umut Oran da açıkca karşı çıkmaktadır, referanduma.

Ape Che, 25 Eylülden sonra kötü şeyler olacağını hissettiğini söylemektedir.
Afrine olası bir saldırı olabilir.
En azından iç kamuoyundaki Türkçülerin yönü, Tayyip Erdoğana dönebilir.
Lakin dönmesi nafile çünkü AKP bölge belediyeelri evet demekte.
Dolaysıyla çatlak derinleşecektir Türkiye sistem partilerinde.
Ve gelecek seçimlerde, Türkiyeli Kürdlerine ya da halklarına, sistem partileri, Kürditsanı resmi olarak tanıyor ya da tanımıyoruz mesajları verilebilir.
Doalysıyla Kürd oylarının rengini Kürdistan belirleyecektir.

Durum böyle iken Urfadan Samsuna giden Kürd işçilerine saldırı gerçekleşmiş ve Kürd kadını yaşamını yitirmiştir.
Her geçen gün yeni bir ölüm yeni bir tutuklama ile karşı karşıyadır Türkiyeli Kürdler.
Yılmaz Güneyin dediği gibi
Arkadaşlar dağlarımız ırmaklarımız ovalarımız bizi bekliyor
Biz bütün ömrümüzü gurbette geçirip gurbet türküleri söylemek istemiyoruz
Biz yiğitleri ile destan yazmış halkız Ve önümüzde duran bütün güçlükleri yenecek Aceme, kararlılığa ve koşullara sahibiz… Dost ve düşman herkes bilsin ki; Kazanacağız, Mutlaka KAZANACAĞIZ!


Samsunda işçi olarak öldürülsek Ankarada siyasetçi olarak zindan atılsak

Ahmet Kaya'nın da belirttiği gibi Kürdüz ölene kadar

Kürdüz sonuna kadar

Vallahi biz dostu özledik

Biji Kurdi Kurdistan

______________________________________________________
Parçalı solu bütünleştirmek için çok yönlü olarak mücadele edilmelidir.

Statükodan yana olan solculara karşı mücadele edilmeli, değişime aç olan solcular ile ortak hareket edilmelidir.

ozgurkursun44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
ozgurkursun44 Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com