Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > GLADIO - Kontgerilla > Jitem

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
HDP’YE YÖNELİK SALDIRILARI
Cevaplar
24
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
5492
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12.Mart.2014, 03:36   #1
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,177
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,339
2,069 Mesajına 5,889 Teşekkür Aldı
Standart HDP’YE YÖNELİK SALDIRILARI

HDP’YE YÖNELİK SALDIRILARIN ARKASINDA JİTEM YERİNE KURULAN İDLM-HİLAL TİMLERİ


Son günlerde sistemli bir şekilde İzmir Urla, Ordu, Giresun ve Aksaray’da HDP bürolarına yönelik ırkçı saldırıların Hilal Timleri tarafından organize edildiği ortaya çıktı.


Son günlerde sistemli bir şekilde İzmir Urla, Ordu, Giresun ve Aksaray’da HDP bürolarına yönelik ırkçı saldırıların Hilal Timleri tarafından organize edildiği ortaya çıktı.

Türk devletinin özel savaş örgütü JİTEM, İDLM olarak isim değiştirdikten sonra, Hilal Timleri adı altında Türkiye ve Kürdistan’daki birçok kirli provokasyonlara imza attı.


‘HİLAL TİMLERİN KOMUTANI METİN CANİK’


Halep’te Cephed-ül Ekrad(Kürt Cephesi) birliklerine sığınan Hilal timlerine bir astsubayın yaptığı itiraflar yeni dönemin JİTEM’i olan İDLM gerçeğini ortaya koyuyor. Hilal timi elemanı itiraflarına göre; AKP devletinin özel savaş örgütü İDLM’ye bağlı Hilal Timleri’nin komutanlığını Mersin nüfusuna kayıtlı ve ikametgah adresi olarak da İstanbul Küçükçekmece Atakent mahallesine kayıtlı Metin Canikli’dir. 1992 yılından itibaren Kürdistan’da birçok katliamı gerçekleştiren Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile bağlantı halinde olan Metin Canikli Ape Musa’yı 20 Eylül 1992’de katleden Adil Timurtaş’a infaz emrini, operasyon ayrıntılarıyla krokileri bizzat hazırlayıp veren kişidir. Ape Musa’nın katledilme planını da bağlı olduğu Hulusi Sayman ile planlamıştır. Canikli aynı zamanda JİTEM itirafçısı Abdulkadir Aygan’ın da akıl hocası ve eğitim sorumlusudur.


‘METİN CANİK SİLOPİ’DEKİ TANIŞ VE DENİZ’İ DE İNFAZ EDİYOR’

Hilal Timi subayı itiraflarında devamla şunları söylüyor; ‘Hilal Timleri’nin komutanı Metin Canikli’nin birçok toplu mezar yerlerini bilen tek tanıktır. Canikli eski HADEP Silopi ilçe başkanı Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’i kaçırıp ifadelerini aldıktan sonra Şırnak Gürümlü kırsalına yakın Siyahkaya dağ tabur komutanlığına 5 km kala Hezil çayının yakınlarında bir yerde infaz edip bir çukura gömdüler. 1992 yılındaki Şırnak/Cizre Newroz’unda halka ateş açan da yine Canik’in içinde bulunduğu JİTEM timiydi.


‘CANİK BİRÇOK TOPLU MEZAR YERLERİNİ BİLEN CANLI TANIKTIR’

1992 Newroz’undan bir gün sonra Aktütün karakoluna yakın bir bölgede 29 gerilla o dönemin Şırnak’taki komutanı tuğgeneral Mete Sayar’ın emriyle Canik’in timi tarafından pusuya düşürülerek katledildiler. Tanış ve Deniz’in gömüldüğü alanda 29 gerillanın da toplu mezarları bulunuyor. Bir hafta sonra da Cizre’de kaçırılan iki köylü, çatışmada katledilen 8 gerilla ile yakalandıktan sonra infaz edilen iki gerilla, Silopi’de yapılan gümrük lojmanlarının yanındaki bir araziye gömüldüler. Üzerine de daha sonra elektrik trafosunu inşa ettiler.


‘HİLAL TİMİ AKP DESTEĞİYLE HÜDA-PAR, MHP VE BBP GENÇLİĞİ İÇİNDE ÖRGÜTLENİYOR’

‘Metin Canik, halen Kürdistan’da ki Hilal timlerinin başında bulunuyor. Hilal timi, MHP, BBP ve Hüda-Par gençliği içinde örgütleme faaliyetleri yürütüyor. Suriye’ye gönderilen birçok genç Hilal timi tarafından örgütlenip Rojava’da YPG’ye karşı savaştırılıyor. Karaman ve Hatay’daki kamplarda Suriye’ye gönderilen Çeçen militanlara AKP destekli Hilal timi eğitim veriyor. Türkiye’de çok etkili oldukları siyasal alan Hüda-Par’dır. El Kaide çeteleri Hilal Timleri ile beraber genelde Hüda-Par içinde konumlanmıştır. 3 Kasımda Batman’da öldürülen Özcan Temel'i Hüda Par’ın içinde örgütlenmiş olan Hilal tim mensupları vurdu. Hüda-Par’ın avukatlığını yapan Sıtkı Zilan’da Hilal timlerinin üyesidir. BDP’ye yönelik Lice, Kızıltepe ve Bismil’deki Hüda-Par saldırıları yine bu tim tarafından organize ediliyor.’


‘HDP’YE SALDIRIYI DEVLET DESTEKLİ HİLAL TİMLERİ DÜZENLİYOR’

Psikolojik savaş uzmanı olan Metin Canik’e bağlı 200’e yakın emekli komutan ve subayın komutasında Türkiye ve Kürdistan şehirlerinde Hilal timi bulunmaktadır. Bu timlerin şu an İstanbul, Adana, Hatay gibi birçok yerde, çeşitli isimler altında ofisleri bulunuyor. Hüda-Par, MHP ve BBP teşkilatlarını kullanıp yönetiyorlar. HDP’nin Türkiye’nin her yerinde kendini örgütleyip güçlenmesini engellemek için de Ordu, Giresun, Aksaray ve Urla’daki HDP’ye yönelik saldırılar Hilal timleri tarafından düzenleniyor. HDP’nin yeni dönemde Türkiye’de gelişmesinin AKP devletini rahatsız etmesi nedeniyle bir özel-psikolojik savaş taktiği olarak organizeli bir şekilde HDP yönetici ve üyelerine yönelik provokasyonlar yapılıyor.



YEŞİL(MAHMUT YILDIRIM) SURİYE’DEKİ HİLAL TİMLERİNİN BAŞINDA

Yaklaşık 1,5 ay önce Metin Canik ile bağlantıya geçen Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım Suriye’de farklı bir kol olarak kendisini örgütleyen Hilal Timi’nin başında bulunuyor. İtiraflarda bulunan Hilal Timi subayı bir süre önce Suriye’de Yeşil ile görüştüğünü ve Yeşil’in iddia edilenin aksine yaşadığını söylüyor. Suriye’ye AKP iktidarının kararı ve gizli ödeneklerle MİT tarafından gönderilen silahlar Hilal Timi’ne ve diğer El Kaide çetelerine(Cephet-ul Nusra, Irak Şam İslam devleti) gidiyor.


DURDURULAN İLK TIRIN İÇİNDE YEŞİL(MAHMUT YILDIRIM) OTURUYORDU

İlk durdurulan MİT tırlarının içinde Mahmut Yıldırım’da bulunuyordu. MİT kimliği ile önde oturuyordu. Hiç kimse onu arabadan aşağı indiremedi. Mahmut Yıldırım, halen düzenli MİT kimliği ile Suriye’ye girip çıkıyor. Bir süre önce Suriye’deki El Kaide çeteleriyle Hilal Timleri’ne İHH’ya ait tırlarla sevk edilen silahlar AKP-Gülen Örgütü arasındaki iktidar kavgası sonucunda durdurulmuş ve gündem yaratan bir krize dönüşmüştü. Hatta bu çetelere silah taşıyan tırların durdurulması Türk Başbakanı R.T Erdoğan’ı oldukça öfkelendirmişti. AKP devletini bu kadar öfkelendiren temel nedende bu tırlardaki silah sevkiyatının Türk devletiyle El Kaide çeteleri arasındaki stratejik ilişkinin ve özellikle ilk tırın içindeki Yeşil Kod adlı Mahmut Yıldırım deşifre korkusuydu.

Yasin Abdullah/Halep

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi









______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Apé Che Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 8 Kisi:
Alt 12.Mart.2014, 18:05   #2
 
Quarter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Quarter
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Kasım.2012
Üye No: 44201
Mesajlar: 1,943
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 101
340 Mesajına 887 Teşekkür Aldı
Standart

HDP'ye yönelik saldırılarla AKP hükümetinin bir alakası yok!

Bunlar barış sürecini hedef alan milliyetçi, ulusalcı iddialardır!
Quarter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12.Mart.2014, 18:22   #3
 
xece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xece
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Ocak.2013
Üye No: 45113
Mesajlar: 505
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 691
315 Mesajına 999 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Quarter Nickli Üyeden Alıntı
HDP'ye yönelik saldırılarla AKP hükümetinin bir alakası yok!

Bunlar barış sürecini hedef alan milliyetçi, ulusalcı iddialardır!
Uff tezatlıktan yararlanıp bizi yine kahkahalara boğdun be forumun ulu bilgesi.
Dilinize pelesenk olmuş bir kere KÖH Akp'yi kolluyor da KÖH Akp'yi kolluyor.
Bu konularda gözünüze onlarca açıklama sokmamıza rağmen hala vazgeçmiyorsunuz şu söylemlerinizden.Olsun ben sıkılmam.Al bir tane de ben gözüne sokayım.


KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, seçim çalışmaları yürüten HDP'ye yönelik ırkçı-faşist saldırıların "çok tehlikeli" bir boyut kazandığı belirtilerek, "Bu ırkçı ve faşist güçler ile arkasındaki sistem ve partiler bilmelidir ki HDP yalnız değildir" dedi.

HDP'ye yönelik ırkçı-faşist saldırılar ve linç girişimlerine ilişkin bir açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bu saldırıların arkasında "AKP, CHP, MHP ve özellikle Kürtlere düşmanlığı tescilli olan Gülen hareketi ile Alperen Ocağı denilen güruhun" olduğunu söyledi. HDP ve Kürtlerin dostlarının büyük bir baskı altında olduğuna dikkat çeken KCK, "Kürt Hareketi ve Kürtler bütün bu gelişmeleri kuşkusuz değerlendirecek ve sorgulayıcı bir yaklaşım içinde olacaktır" ifadelerini kullandı.

KCK'nin açıklaması şöyle: "Türkiye’de son günlerde Halkların Demokrasi Partisi'ne (HDP) yönelik artarak gelişen ırkçı-faşist saldırılar çok tehlikeli, ciddi bir boyut kazanmıştır. HDP'nin Eş Başkanı Sayın Sabahat Tuncel Urla ve Aksaray’da, Eş Başkan Sayın Ertuğrul Kürkçü ise Ordu'da demokrasi ve özgürlük karşıtı örgütlendirilmiş faşist güçler tarafından linç edilmek istenmişlerdir. HDP'nin birçok il, ilçe binaları ve seçim büroları Sivas Madımak otelinde olduğu gibi yakılarak içindekiler katledilmek istenmiştir. Sömürgeci inkârcı rejimin yarattığı hezeyana her an gelmeye hazır bu şovenist, faşist güçlerin Türkiye’nin geleceğine, demokratikleşmesine, Kürt sorununun çözümüne, halkların ve tüm inanç topluluklarının bu temelde bir arada yaşamasına kastettikleri açıktır. Halen Kürt düşmanlığı, Alevi düşmanlığı, Ermeni düşmanlığı, emek düşmanlığı, özgürlük ve demokrasi düşmanlığı yaparak Türkiye’nin geleceğine yön vermeye çalıştığını düşünenlerin beyhude bir çaba içinde olduklarını belirtmek durumundayız.
Saldırıların arkasında AKP, CHP, MHP, Gülen Cemaati ve Alperenler var

Bu saldırıların arkasında AKP, CHP, MHP ve özellikle Kürtlere düşmanlığı tescilli olan Gülen hareketi ile Alperen Ocağı denilen güruhun olduğu tartışmasızdır. Bütün bunların hepsinin ortak zihniyeti Kürtlerin inkârı, alevi ve diğer inanç guruplarının reddi ile Türkiye’nin demokratikleşmemesi, Kürt sorununun çözülmemesi ve oligarşik sömürgeci sistemin korunması üzerine kurulmuştur. Yoksa HDP ye yönelik linç düzeyinde sürekli saldırılar olurken hiçbir siyasi partinin bir açıklama dahi yapmayacak kadar tepkisiz kalması neye yorumlanabilir. Bırakalım siyasi partiler, liberal demokrat aydınlar ve medya da bu saldırılara karşı gereken tepkiyi göstermekte yetersiz kalmıştır.

HDP'nin şahsında devrimci- demokratik, sol ve sosyalist güçlere yönelik geliştirilen bu saldırıların Kürdistanda sömürgeci siyasetin varlık nedeninin ortadan kalktığı ve zemininin kurutulduğu, Türkiye’de ise yalan ve talan ile sömürü ve soyguna dayalı sistemin adeta can çekiştiği bir dönemde gerçekleşmiş olması son derece anlaşılırdır. Saldırıların amacı, HDP'nin mücadele azmini ve iradesini kırmaktır. Dolayısıyla emekten, eşitlikten, özgürlükten ve demokrasiden yana olan tüm mücadeleci güçleri sürekli baskılayarak zayıf düşürmektir.

En iyi vecap mücadeleyi daha da yükseltmek olacaktır

HDP'nin Türkiye’de gerçek bir muhalefet partisi olma koşullarının oluştuğu böyle bir dönemde saldırılar gelişmektedir. Fakat bu ırkçı ve faşist güçler ile arkasındaki sistem ve partiler bilmelidir ki HDP yalnız değildir. Başta direnen Kürdistan halkı olmak üzere tüm devrimci, mücadeleci güçler HDP ile omuz omuza yürümeye devam edecektir. HDP'nin tüm bu faşist saldırılara karşı vereceği en büyük cevap, Türkiye’nin demokratikleşmesi için artan bir inanç, kararlılık ve bilinçle daha çok çalışarak mücadeleyi daha çok yükseltmek olacaktır. Halkların birliğine ve kardeşliğine yönelik saldırılar ancak bu biçimde boşa çıkarılacaktır. Böylelikle toplumun AKP, CHP, MHP ve Fethullah Gülene mahkûm olmadığı aksine demokratik ve özgür geleceğinin bunlara karşı başta kadınlar, gençler, emekçiler ve tüm inanç ve etnik toplulukların birleşerek mücadeleyi geliştirmekte olduğu daha iyi görülecektir.

HDP yalnız değildir

HDP'ye karşı geliştirilen saldırılar bir kez daha göstermiştir ki, Türkiye’de ne demokratik seçim ortamı ne de gerçek bir demokrasi vardır. HDP'nin ve Kürtlerin dostlarının böyle büyük baskı ve saldırılar altında olması bunun açık bir kanıtıdır. Türkiye’de ırkçı- şoven saldırıların bu kadar yaygın ve yoğun geliştirildiği bir dönemde bile halen Kürtlere “silahları bırakın, gelin demokratik siyaset yapın” denilmektedir. Demokratik siyaset kanallarının ne kadar açık ve demokratik mücadele ortamının ne kadar var olduğu ortadadır. Kürt Hareketi ve Kürtler bütün bu gelişmeleri kuşkusuz değerlendirecek ve sorgulayıcı bir yaklaşım içinde olacaktır.

Bu temelde, Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için demokrasi özgürlük ve halkların kardeşçe bir arada yaşamasından yana olan tüm güçleri mücadele birliğine çağırıyoruz. HDP ne mücadelede ne de faşist saldırılar karşısında yalnız değildir. Halkımızla birlikte devrimci sol ve sosyalist güçler her fırsatta HDP nin yanında olacak ve mücadeleyi birlikte yükselteceklerdir. HDP'nin Türkiye’de gerçek alternatif bir muhalefet partisi olma amacıyla mücadelesini daha kararlı bir biçimde geliştireceğine inanıyoruz."

Hadi yine iyisin yazının tamamını okumana gerek yok.Senin gibi tipler için özellikle söylediğim yeri siyahla yazmışlar
xece isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
xece Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 12.Mart.2014, 18:25   #4
 
Quarter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Quarter
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Kasım.2012
Üye No: 44201
Mesajlar: 1,943
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 101
340 Mesajına 887 Teşekkür Aldı
Standart

Valla KÖH'ü bilmem de, bu forumda HDP'ye yapılan saldırıların arkasında AKP'nin olduğunu söyleyenlere "AKP'yle ne alakası var" "Bu söylem milliyetçiliktir" diyenlerin gözüne sok sen...
Quarter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12.Mart.2014, 18:35   #5
 
xece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xece
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Ocak.2013
Üye No: 45113
Mesajlar: 505
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 691
315 Mesajına 999 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Quarter Nickli Üyeden Alıntı
Valla KÖH'ü bilmem de, bu forumda HDP'ye yapılan saldırıların arkasında AKP'nin olduğunu söyleyenlere "AKP'yle ne alakası var" "Bu söylem milliyetçiliktir" diyenlerin gözüne sok sen...
Rezil oldun zorlama.Sonra parça kırarsın filan bak üzülürüm
xece isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
xece Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 12.Mart.2014, 22:49   #6
 
Quarter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Quarter
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Kasım.2012
Üye No: 44201
Mesajlar: 1,943
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 101
340 Mesajına 887 Teşekkür Aldı
Standart

Bir de "üff snane be slk" yazsaymışsın tam olacakmış...
Quarter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12.Mart.2014, 23:11   #7
 
spartaküs rızo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartaküs rızo
LA COMMÜNE ROJAWA-KOBANİ 2014
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 02.Aralık.2013
Üye No: 48501
Bulunduğu yer: Dünyalı...
Mesajlar: 4,720
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 4,745
2,192 Mesajına 4,808 Teşekkür Aldı
Standart

DEVRİMCİ mücadele gelişip dallanıp budaklaştıkca,
34 yıldır dahada organize olan faşist diktatörlük,
her türlü provakasyonu yapmaya hazırdır,
korkunun ecele faydası yok,
bana değmeyen yılan bin yaşasın söylemi teslimiyetçiliğin ta kendisidir,
mücadele devrimci mücadele zamanıdır.
______________________________________________________
Başka halklar üzerinde baskı uygulamak, özünde kendi halkı üzerindeki baskıyı, gizlemeye ve unutturmaya yöneliktir.
ŞEYH BEDREDDİN.

DİKTATÖRLÜK YIKILANA KADAR BİN DEFA SEÇİM OLSA BİN DEFADA

HDP
spartaküs rızo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
spartaküs rızo Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 13.Mart.2014, 00:49   #8
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,177
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,339
2,069 Mesajına 5,889 Teşekkür Aldı
Standart

Devlet; Bir sınıfın diğer sınıflar üstünde kurduğu "Zor aracıdır"

İktidar sınıfın zor aracını kullanmak üzere "Memurlar" görevlendirilir. İşbu Memuriyet atamaylada olabilir, (Burjuva demokrasilerinde göstermelik seçim veya Faşist yönetimlerde atama şeklinde) seçimlede.

Zor aracının değişmez hizmetlileri,devlet dairelerindeki odacılardan,Genelkurmaybaşkanlığına kadar olan silsiledir.

Yukarıda anlatılan hikayede budur arkadaşlar. Bu hikayenin içinde herkes vardır.
Sağcısı vardır,solcusu vardır,"Sosyalisti" vardır,milliyetçisi,sosyaldemokratı vardır,kısaca toplumun içindeki tüm katmanlar ve sınıflarda vardır.

Hiçkimse bunu AKP işliyor,MHP'lileri kullanıyor,hayır bunlar demode oldu cemaat moda ve şimdilerde alperenler kullanılıyor diyerek gönüllerini yemişlemesin.
Kendisinin denetimine aldığı tüm kurum ve kuruluşlar bu işin içindedirler.
Hani ikametgah ilmuhaberi almak için dairesine girdiğiniz,2 lira karşılığında kağıt alıp kredi almak için bankaya yollandığınız devlet var ya?
bunları yapan işte o.
O ve sanalda onun hizmetindeymiş gibi görünen; burjuvazinin hizmetkârlarıdır.
bunların siyasi görüşleri yoktur,ırkları,kökenleri,Babaları,Anaları,kardeşle ri ve insana dair hiçbir belirtileri olmayan ışıktan korkanlardır.

Bırakın AKP imiş,Cemaat imiş,hadi demokratik ortam dediğimiz ortamı getirelim. Ne değişecek?
Koca bir hiç.
Babalarınıza sorun bakalım Geçmişte kısacıkta olsa Sosyaldemokrat hükümetlerde yapılan işkenceler,faili meçhullerde kayıplar ortadan kalkmışmı yoksa dahada arsızlaşmışmı.

Konu kontrgerilla'dır. Şimdi uğraştığınız parti cemaatleri oluşturan kişi ve grupların birçoğunun daha önceleri içinde görev yaptığı,işkencelere katıldığı,bizzat yaptığı,devletin bekaası için namuslarını beş paralarlık ettiği bir yapıdan söz ediyoruz.

Bu yapı AKP,CHP,MHP ve benzeri düşük burjuva siyasileri karalayıp geçecek kadar basit değildir.
Bu yapı; İleride Devrimle alacağınız devletinize hizmet edecektir ve bu yapı o zaman sizlerin emrinde çalışacaktır.
Tartışırken bu yönüyle tartışın. Tartışınki insana dair olanı isteyip istemediğinizi bilelim.



______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Apé Che Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 13.Mart.2014, 01:16   #9
 
İ.Seçil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İ.Seçil
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 27.Mart.2011
Üye No: 35150
Mesajlar: 1,590
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 258
499 Mesajına 831 Teşekkür Aldı
Standart

Eğer bu haber doğru ise, tehlikeli günler bizi bekliyor demektir.Haberde Mahmut Yıldırımdan JİTEM den söz ediliyor.Buna göre siyasi cinayetler bizi bekliyor karanlık günler bizi bekliyor.Devlet faşistleşecek seçimler boşuna bu hepimizi zor şartların arifesinde olduğumuzu anlatır.

Eğer bu haber doğru ise, birbirimize karşı kullandığımız dilden tutun nasıl ortak davranış gösteririze kadar düşünmemiz gerekiyor.

Eğer bu haber doğru ise, birleşeceğimiz tek kale devrimci birliktir başka mekanlar hepsi tahli mekanlardır.

Eğer bu haber doğru ise, halkın desteğine dündan fazla ihtiyacımız var demektir, ve şu anda tek düşman AKP dir.
İ.Seçil isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.Mart.2014, 01:23   #10
 
Quarter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Quarter
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Kasım.2012
Üye No: 44201
Mesajlar: 1,943
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 101
340 Mesajına 887 Teşekkür Aldı
Standart

AKP, burjuvazinin diğer temsilcisi olan partilerden birisi değildir. AKP bir devlet partisi de değildir artık. Devlet, AKP'nindir.

Tek parti döneminin CHP'si neyse bugün AKP de odur. Tek parti döneminde burjuvaziyi, devleti ve CHP'yi birbirinden ayırmak diye bir şey nasıl mümkün değilse, bugün de değildir.

AKP'den öte bir devlet yoktur artık. Bugün AKP diye bir parti de yoktur artık, Tayyip Erdoğan vardır. En son ne zaman Tayyip Erdoğan dışında bir AKP'linin çıkıp gündeme ilişkin parti adına görüş bildirdiğini duydunuz? Son kabine değişikliğinde bakanları bile partisinin yöneticilerinden değil, kişisel a kadrosundan atadı.

Bugün Türkiye'de Tayyip Erdoğan'a emir verebilecek bir burjuva olduğunu sanmıyorum. Tayyip Erdoğan'ın kendisi Türkiye'nin en büyük burjuvalarından birisidir. Devlet aygıtının gücünü diğer burjuvalarla paylaşma gibi bir niyeti de yoktur.

Parti devleti denilen bu model son beş yıldaki dönüşümlerle inşa edilmiştir Türkiye'de.

Hitler bile SA ile, o tasfiye edildikten sonra SS ile gücünü paylaşırdı. Tayyip Erdoğan'ın gücünü paylaştığı hiç kimse yok artık. Gülen cemaati ile ters düşmesinin sebebi de, Sezar kompleksinin zirvelerinde dolaşan bu adamın, devlet içinde gücünü paylaştığı son yapıyı da tasfiye etmeye kalkmasıdır.
Quarter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.Mart.2014, 01:44   #11
 
İ.Seçil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İ.Seçil
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 27.Mart.2011
Üye No: 35150
Mesajlar: 1,590
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 258
499 Mesajına 831 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Devlet aygıtının gücünü diğer burjuvalarla paylaşma gibi bir niyeti de yoktur.
İşte en tehlikeli olanıda budur.Yani dikkatörük hatta monarşık bir yapı.Bu AKP lileri bile rahatsız eder.
Birde devletin diğer sahipleri ne düşünüyor onu anlamak gerekir.2011 genel seçimlerinde seçimlere 20 gün kala KOÇ ailesi çaydan geçerken at değiştirilmez diyerek AKP yi desteklediğini söyledi.Hatta türkiyede krizi çok güzel yönetti diyerek övgüde yolladı.
Ama bu seçimlerde KOÇ ailesinin desteği yerine kösteği görülmektedir.Bundan önceki bütün askeri darbelerde ve seçimlerdeki iktidar belirlemelerinde KOÇ ailesinin büyük rolu olduğunu her kes bilir.

Şimdi KOÇ ailesine rahmen iktidarda kalabilirmi kalırsa bir türkiye geleneği kırılacakmı.

Kırılırsa bilinki türkiyede seninde dediğn gibi başka bir devlet modeli artık geldi ve normal yollarla,da gitmiyecek demekti.
İşte o zaman seçeneksiz kaldık demektir.Tek seçenek kalıyor artık...

Not;Bence bu dönemle, CHP nin tek parti dönemi ne ekonomik ne siyasi olarak uyuşmuyor.
İ.Seçil isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.Mart.2014, 01:52   #12
 
spartaküs rızo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartaküs rızo
LA COMMÜNE ROJAWA-KOBANİ 2014
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 02.Aralık.2013
Üye No: 48501
Bulunduğu yer: Dünyalı...
Mesajlar: 4,720
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 4,745
2,192 Mesajına 4,808 Teşekkür Aldı
Standart

Türkiyede emperyalizm mühendislik çalışması yapıyor,
abd-rusya,
suriye-ukrayna arasına sıkışmış vaziyette,
sürece halk dail olur mücadele ederse demokrasi,
egemenler söz sahibi olur yönlendirirse,
faşist diktatörlük şekil değiştirerek devam edecektir.
______________________________________________________
Başka halklar üzerinde baskı uygulamak, özünde kendi halkı üzerindeki baskıyı, gizlemeye ve unutturmaya yöneliktir.
ŞEYH BEDREDDİN.

DİKTATÖRLÜK YIKILANA KADAR BİN DEFA SEÇİM OLSA BİN DEFADA

HDP
spartaküs rızo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.Mart.2014, 02:37   #13
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,177
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,339
2,069 Mesajına 5,889 Teşekkür Aldı
Standart

Hayretler içinde okuyorum arkadaşlar sizi.

Arkadaşlar sizler Marksist Leninistlersiniz yani temelini bilimden alan sosyalistlersiniz. Devleti dahi tanımıyorsunuz,sahibi kimdir bilmiyorsunuz yapmayın.

RTE kimdir Allahaşkına,neyi var Polisten başka? O poliste devletin verdiği maaşla geçinendir. bir ay maaşını alamadığında Başbakanın ofisinde kafasına sıkarki işbu örgütün %30'u sabık ortağı cemaatindir.
Ordu devlettir bu ülkede ve yapısı halen bozulmuş değildir. Devletinde sahibi burjuvazidir,burjuvazide sizin söylediğiniz işbirlikçi burjuvazi değildir.

Söyleyin hele TSK'nın kurmay takımı içinde pentagonda eğitim almamış "Milli subay" varmıdır? Vardır diyorsanız tamam "Erdoğan devlettir,AKP devlettir" diyeceğim ama bu öğeler sadece figuran.

Erdoğan kimki Hitlerle karşılaştırılıyor. Hitlerin arkasında Hollanda yahudileri yani halen dünyada Emperyalist sermayenin merkezi vardı,Erdoğanın arkasındaki gücü söylermisiniz?

Buyrun Darbelerin gülü Sabancıdanda bugün eleştiri gibi bir açıklama geldi.
Siz (Biz) ayakkabı kutularında yakalanan milyon dolarları güç sanıyoruz ama o paralar onlar için bir gecelik artist kiralama bedelleridir ve bu işleri yapan ve yaptıranda erdoğan değil devletin ta kendisidir.
Erdoğan yazılıp verilenleri okumakla ve halkı daha çok isyana teşvik etmekle görevlidir.
Unutmayın darbeler artık postallılarla değil halk ayaklanmalarıyla yapılıyor.
Daha doğrusu "mış" gibi yapılıyor.

Erdoğan sahipleri için bir külah dolusu çekirdektir arkadaşlar.

Şu anda çitleniyor ve külah bittiğinde,külahta yazılanlarla birlikte mazi olacak.

Kimsede hatırlamayacak. (Hatırlamayacak çünki hatırlandığında yüce divanda yargılamaları gerekecek. o zamanda Erdoğan bildiklerini ötebilir)



______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Apé Che Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 4 Kisi:
Alt 13.Mart.2014, 02:44   #14
 
Siniori - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Siniori
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 01.Eylül.2013
Üye No: 47455
Bulunduğu yer: Adapazarı
Mesajlar: 657
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 272
178 Mesajına 290 Teşekkür Aldı
Standart

İktidarlar, burjuva devletlerinde, belirli bir zaman sonra diktatör haline gelirler. Bu zorunluluktur, çünkü öyle olmazsanız düşersiniz.

Ha HDP, ha başka bir azınlık partisi, veya bölgesel hakları savunan partiler, veya bağımsızlık için yolda olan partiler, ya da sosyalist parti. Hangisi olursa olsun baskı ile karşılaşacak.

AKP=RTE dir. AKP'yi ayakta tutan da, gücünü de RTE den alıyor. RTE yoksa AKP yoktur. Artık RTE egemenliğinde bir devlet yolunda gidiliyormuş gibi. Tabi burjuva kanallarına bakarsanız.

Koç Grubu da farkında ki, AKP, onları da bitirmek istiyor. Koç ve AKP, ideolojik olarak hiç bir zaman anlaşamadılar. Koç AKP'den Tüpraş'ı aldı. Tüpraş'ın değeri, bütün 55-65 civarı fabrikasına bedel. Gezi'de Koç'un onu yıpratmak istediğini AKP de biliyor. Ama ekonomik şartlar, ülkenin sosyo-ekonomik şartları, zoraki bir beraberliğe tutuyor. Eğer ki, cemaat tasfiye edilir, gelecekteki 3 seçimi de bağlarlarsa o birlik bozulabilir.

İşte bu kahpe düzenin sağlanması için böyle kontr-gerillalar, Ergenekon adı verilen sahte örgütler, devlet tarafından kullanılır. Bazıları büyük burjuvaların, zengin kodamanların ta kendisidir. Finansal garantörler, askeriyede bulunanlar, JİTEM dediğimiz katletme bürosu bu işlere girer. 20 sene önceki olayların sorumlularının bir kısmı, halen devlete hizmet vermekte, karşılığında medyada olduğu gibi, devlete bir verip, hizmet karşılığında iki almaktadırlar

Peki RTE, bu olaylardan sıyrılırsa, C.Başkanı olursa, bu değişen sistemle birlikte, Türkiye bir İran mı olur, yoksa yarı sömürge görevine devam mı eder, yoksa düşük bir ihtimal, ama ilerici bir devrim mi gelir? Hepsi muamma. Bekleyip göreceğiz. Ama bir gerçek var ki, devlet oluşumunu kaldırmak gibi bir şey, imkansız gibidir. Türkiye değişiyor, ama hiç olmadığı kadar kara bir düzene doğru hızla adım atıyor.

Not: RTE bu işten sıyrılamaz. Nokta.
Siniori isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.Mart.2014, 03:24   #15
 
Quarter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Quarter
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Kasım.2012
Üye No: 44201
Mesajlar: 1,943
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 101
340 Mesajına 887 Teşekkür Aldı
Standart

Her şeyi komplo teorileriyle açıklamaya çalışmak iyi değildir.

Öyle, bir düğme var emperyalistler basıyor hop o iktidara geliyor, bir düğmeye basıyor hop şu oluyor... Böyle yürümüyor işler. O kadar basit değil. İşin içinde milyon tane denge, kriz, formül var.

Hitler'i destekleyen iş adamları ve burjuva gazetecilerinin %90'ının sonu ilerleyen yıllarda toplama kampları ya da mülklerinden feragat etme karşılığı Almanya'yı terk etme oldu. Onların yerini de birkaç yıl öncesine kadar alt orta sınıfa mensup olan Nazi kadroları aldı...

Kapitalist sistem dünyanın her yerinde, Kapitalizmin "cennet" ülkelerindeki gibi işlemiyor.

Latin Amerika, Orta Doğu, Afrika ve Asya ülkelerinde Oligarşik diktatörlüğün, Kapitalizmin "cennet" ülkelerinde burjuva demokrasisi/diktatörlüğünün yerini alması sık rastlanan bir durumdur.

Oligarşilerde burjuvazi ülkenin tek hakimi değildir. İktidarı sivil, asker bürokratlar ve feodal unsurlarla paylaşır. Ülkeyi kimin yöneteceği ve gücü kimin elinde tutacağı da oligarşik ittifakın içindeki güç mücadelesiyle belirlenen bir şeydir.
Quarter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Quarter Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 13.Mart.2014, 03:34   #16
 
Komüncü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Komüncü
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 30.Ağustos.2013
Üye No: 47440
Mesajlar: 1,334
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 3,704
859 Mesajına 2,301 Teşekkür Aldı
Standart

Ele geçirilen subayın itirafları akp nin mecburen barış siyaseti yaparken gizlidende savaş siyaseti yaptığını ortaya koyuyor. Zaten iki yüzlü olduğunu bu mesele ortaya çıkmamış olsaydı bile rojova siyasetinden anlayabiliyorduk. Tahminime göre önümüzdeki süreçte uzlaşmacı olduğu söylenen kürtler düşmanın feleğini şaşıtacak gibime geliyor... çünkü KÖH her şeye hazır. Barışada savaşada! üstelik içsel sorunları doğru temelde tespit edebilen,tespit etmekle kalmayıp çözüm üretebilen önderlikleri var. TDH de ise durum çok farklı bir güç olmaktan uzak. Genel anlamda ideolojik birlik olmadığı için birleşmede olmuyor. En azından birlik olmasada ittifak yapılabilir,bir cephe oluşturalabilir,fakat bundan bile çok uzakta görünüyor. Zaten sürecin getirdiği şey bir askeri ittifaktı eğer bu yapılmış olsaydı 17 aralık iktidarı almak için bir fırsat olabilirdi. Bir güç olurduk ve sokaklara savunmasız olarak çıkmazdık. İşte o zaman saldırıda bulunan devlet güçleri canlarını kurtarmanın derdine düşerdi.

Sokağa çıkıp hükümet istifa demek istemiyorum. Akp bana 1200 lira ya ölüm tehlikesiyle çalışacaksın diyor,o gitse chp gelse bana yine 1200 liraya ölmek düşücek. O yüzden DEVRİM istememin nedenlerinden biride budur. Halkın istediği sarayları,saltanatları yıkmak. Demokratik gösterilerle faşist diktatörlüğü yıkamayacağımızdan eminim.

KÖH nin bu coğrafyada boy vermiş olması en başta bizim halklarımız için iyidir. Çünkü parti diktatörlüğünde yaşamayacağımızın garantisi.12 eylül öncesi darbenin ayak sesleri duyulduğunda toprakta tohumdu. Şimdi güçlü kökleri olan bir ağaç. 12 eylül gelirken herhangi bir ittifak yapılamadı direnen gruplar vardı ama güç değildi. Önümüzdeki süreçte şiddetli bir savaşın başlaması gibi bir ihtimal vardır. En fazla dayanışmaya ihtiyacımızın olacağı döneme giriyoruz. KÖH savaşırken TDH de birleşik bir askeri örgütlenme oluşturabilmiş olsa iktidar yolu açılır,ama bu olmayacak. Sanırım KÖH de bunun farkında olduğu için eğer tekrar savaş başlarsa stratejisi sadece kendi topraklarını temizlemeye yönelik olucaktır diye düşünüyorum. çok güçlü politik yönü olan biri değilim düşüncelerimde yanılmış olduğum taraflar olabilir. Eğer yanılgılarım varsa affola

Komüncü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Komüncü Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 13.Mart.2014, 06:41   #17
 
BORGA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BORGA
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Şubat.2011
Üye No: 34310
Mesajlar: 5,015
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,293
1,186 Mesajına 3,181 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
che_1955 Nickli Üyeden Alıntı
Hayretler içinde okuyorum arkadaşlar sizi.

Arkadaşlar sizler Marksist Leninistlersiniz yani temelini bilimden alan sosyalistlersiniz. Devleti dahi tanımıyorsunuz,sahibi kimdir bilmiyorsunuz yapmayın.

RTE kimdir Allahaşkına,neyi var Polisten başka? O poliste devletin verdiği maaşla geçinendir. bir ay maaşını alamadığında Başbakanın ofisinde kafasına sıkarki işbu örgütün %30'u sabık ortağı cemaatindir.
Ordu devlettir bu ülkede ve yapısı halen bozulmuş değildir. Devletinde sahibi burjuvazidir,burjuvazide sizin söylediğiniz işbirlikçi burjuvazi değildir.

Söyleyin hele TSK'nın kurmay takımı içinde pentagonda eğitim almamış "Milli subay" varmıdır? Vardır diyorsanız tamam "Erdoğan devlettir,AKP devlettir" diyeceğim ama bu öğeler sadece figuran.

Erdoğan kimki Hitlerle karşılaştırılıyor. Hitlerin arkasında Hollanda yahudileri yani halen dünyada Emperyalist sermayenin merkezi vardı,Erdoğanın arkasındaki gücü söylermisiniz?

Buyrun Darbelerin gülü Sabancıdanda bugün eleştiri gibi bir açıklama geldi.
Siz (Biz) ayakkabı kutularında yakalanan milyon dolarları güç sanıyoruz ama o paralar onlar için bir gecelik artist kiralama bedelleridir ve bu işleri yapan ve yaptıranda erdoğan değil devletin ta kendisidir.
Erdoğan yazılıp verilenleri okumakla ve halkı daha çok isyana teşvik etmekle görevlidir.
Unutmayın darbeler artık postallılarla değil halk ayaklanmalarıyla yapılıyor.
Daha doğrusu "mış" gibi yapılıyor.

Erdoğan sahipleri için bir külah dolusu çekirdektir arkadaşlar.

Şu anda çitleniyor ve külah bittiğinde,külahta yazılanlarla birlikte mazi olacak.

Kimsede hatırlamayacak. (Hatırlamayacak çünki hatırlandığında yüce divanda yargılamaları gerekecek. o zamanda Erdoğan bildiklerini ötebilir)



Devlet diyor ki, "bana karşı savaşmayın. Parti kurun oy alın, istediğinizi yapın. Bunun doğruluğundan kuşku duymayın. Bu, vallaha da billaha da mümkündür."

Quarter arkadaşın yaptığı tespit hatası değil che_1955 arkadaş. Bize diyor ki, "devlet doğru söylüyor, parti kurar, oy alır, hükümet olur sonrada devlet bile olabilirsiniz. İşte Tayyip de bunun ispatı."

Yani "ben söyleyeyim de yiyen çıkar inşallah" demek istiyor. Bunları biz çok dinledik. Devlet adına söylenince ilgi çekmiyor. O yüzden uygun bir kimlik almak lazım. Arkadaş da bunu yapıyor.

Medya bile bunu iddia etmiyor mu. O halde doğrudur !
______________________________________________________
Ni Dieu, Ni Maitre !
Ne Tanrı, Ne Efendi !

rağmen yaşa

BOLŞEVÎZM WÊSERKEWE
Bolşevizm Tekrar Kazanacak !
BORGA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.Mart.2014, 10:10   #18
 
turgut_fatsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
turgut_fatsa
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 20.Nisan.2013
Üye No: 48375
Mesajlar: 2,873
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 1,271
821 Mesajına 1,338 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Devlet diyor ki, "bana karşı savaşmayın. Parti kurun oy alın, istediğinizi yapın. Bunun doğruluğundan kuşku duymayın. Bu, vallaha da billaha da mümkündür."

Quarter arkadaşın yaptığı tespit hatası değil che_1955 arkadaş. Bize diyor ki, "devlet doğru söylüyor, parti kurar, oy alır, hükümet olur sonrada devlet bile olabilirsiniz. İşte Tayyip de bunun ispatı."

Yani "ben söyleyeyim de yiyen çıkar inşallah" demek istiyor. Bunları biz çok dinledik. Devlet adına söylenince ilgi çekmiyor. O yüzden uygun bir kimlik almak lazım. Arkadaş da bunu yapıyor.

Medya bile bunu iddia etmiyor mu. O halde doğrudur !
Alıntı:
Alıntı:
Quarter Nickli Üyeden Alıntı
Her şeyi komplo teorileriyle açıklamaya çalışmak iyi değildir.

Öyle, bir düğme var emperyalistler basıyor hop o iktidara geliyor, bir düğmeye basıyor hop şu oluyor... Böyle yürümüyor işler. O kadar basit değil. İşin içinde milyon tane denge, kriz, formül var.

Kapitalist sistem dünyanın her yerinde, Kapitalizmin "cennet" ülkelerindeki gibi işlemiyor.

Latin Amerika, Orta Doğu, Afrika ve Asya ülkelerinde Oligarşik diktatörlüğün, Kapitalizmin "cennet" ülkelerinde burjuva demokrasisi/diktatörlüğünün yerini alması sık rastlanan bir durumdur.

Oligarşilerde burjuvazi ülkenin tek hakimi değildir. İktidarı sivil, asker bürokratlar ve feodal unsurlarla paylaşır. Ülkeyi kimin yöneteceği ve gücü kimin elinde tutacağı da oligarşik ittifakın içindeki güç mücadelesiyle belirlenen bir şeydir.

Hayır,Quarter bunları diyor..Özellikle aldığım yazılanları diyor. Yani bir ''AKP ne derse veya ne yapmak isterse onlar oluyor.'' demiyor. Esasında

Marx'ın bir deyişi vardır . ''Toplumsal yaşam bir sürü iradenin çarpışmasıdır'' diye.

Toplum sınıflara ayrılmış ve bu sınıfla toplumsal yaşama şu veya bu şekilde müdalele de bulunur.

Bu aynı zamanda toplumsal yapının durumuyla alakalı bir durumdur. Bizim gibi yeni sömürgecilik çemberine sıkışmış toplumlarda ise ,toplumsal sınıflar tam net değildir. Toplum aynı zamana da toplumsal katmanlara ayrışmıştır. Dün bir şeye itiraz eden katman bir bakılmış bugün tersini yapmaktadır.

Bundan dolayı bizim gibi ülkelerde politika yürütmek ip cambazı gibi dengede ve ilkelere sahip olmayı gerektirir. Ama bunu başarmakta çok güç olmakta.

Bu güçlüğü yenebilmek için: Kapsamlı, geniş ve nesnel gerçeklerden yola çıkan tutarlı toplumsal analizi gerekli kılar.

Dün aşağıdan kitle desteği ile Türkiyeye Faşizm gelir diyenler 12 eylülle böyle olmadığını gördüler . Ama evvelallah daha sonra bu konuda hepsini unuttular.

Türkiye toplumsal tarihini analiz edenler ise söylediklerinin gerçekliğini gördüler. Ve aynı zamanda bu analizin doğruluğu ortaya çıktı. Teoriyi doğrulayacak olan pratiktir. Yine bu pratikten teoriler oluşur..

Sayın CHe'nın yazdıkları doğrumudur.? Bir olasalık la olabilirde . Çünkü denildiği gibi buda iradi müdahaledir. Ancak bunun nesnel gerçekliğini görmek gerek. BU bizim gibi ülkelerde unutmayalım olmayacak şeyler de değildir. Ama olasa olas kendiliğinden ya da bir toplumsal katmanın icatı olabilir yada bir toplumsal katman bu gelişime sahip çıkar.

Bence önemli olan bu olanın toplumda hangi katman ve sınıfa hizmet ettiğidir. Bu da altı kazınarak anlaşılabilinir. Yada ittifaklar görülebilinir
______________________________________________________
Önümüzdeki daha zorlu ve çetin geçecek mücadelenin ihtiyaçlarına yanıt verecek birleşik bir direnme zeminini ve seçeneğini hep birlikte inşa etmeliyiz. Eğer bu yaratılamazsa devrimci direniş imkanının umutsuzluk içerisinde boğulmasının önüne de geçilemeyecektir.
turgut_fatsa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.Mart.2014, 15:14   #19
 
Quarter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Quarter
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Kasım.2012
Üye No: 44201
Mesajlar: 1,943
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 101
340 Mesajına 887 Teşekkür Aldı
Standart

Yine birileri karıştırmış galiba. Dura dura tuhaf içtihatlar ürettikleri için...

Seçimler yoluyla yasamanın kontrolünü bunun verdiği güç ve kuracağınız doğru ittifaklarla idarenin ve yürütmenin kontrolünü sonra tüm devletin kontrolünü ele geçirebilirsiniz, sistem içinde kalan bir hareketseniz. Seçimlerle, sistemi değiştiremezsiniz.

Kapitalizmin "cennet" ülkelerine ilişkin klişeleri, burjuva demokrasinin yerini oligarşik diktatörlüklerin ve ittifakların aldığı ülkelere giydirmeye çalışmak anlamsızdır.
Quarter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14.Mart.2014, 04:28   #20
 
Quarter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Quarter
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Kasım.2012
Üye No: 44201
Mesajlar: 1,943
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 101
340 Mesajına 887 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
che_1955 Nickli Üyeden Alıntı
[B]Hayretler içinde okuyorum arkadaşlar sizi.

Arkadaşlar sizler Marksist Leninistlersiniz yani temelini bilimden alan sosyalistlersiniz. Devleti dahi tanımıyorsunuz,sahibi kimdir bilmiyorsunuz yapmayın.

RTE kimdir Allahaşkına,neyi var Polisten başka? O poliste devletin verdiği maaşla geçinendir. bir ay maaşını alamadığında Başbakanın ofisinde kafasına sıkarki işbu örgütün %30'u sabık ortağı cemaatindir.
Ordu devlettir bu ülkede ve yapısı halen bozulmuş değildir. Devletinde sahibi burjuvazidir,burjuvazide sizin söylediğiniz işbirlikçi burjuvazi değildir.
Devlet bir aygıttır ve kim kontrolünü ele geçirirse onun olur.

Devlet, var olduğu sürece sahibi mevcut burjuvazi olacak diye bir şey yok. Mevcut burjuvazinin devlet aygıtı üzerindeki kontrolü zayıflayabilir, güçlenebilir ya da tamamen ortadan kalkabilir.

Dünyanın her yerinde işler Kapitalizmin "cennet" ülkelerinde olduğu gibi yürümez. Bu "cennet" ülkelerde de her zaman işler öyle yürümedi. Niye bu "cennet" ülkelerde parlamento, hükümet üyelerinin milletvekilliği ve hükümet üyeliği dışında profesyonel iş yapması, ticaret yapması yasak sanıyorsunuz? Hangi ihtiyaca binaen?

Orta sınıf mensuplarından oluşan hareketlerin kendilerine bürokratlar, askerler, polis teşkilatı, istihbarat teşkilatı, feodal unsurlar, sendikalar, meslek birlikleri içinden müttefikler bulup, devlet aygıtının kontrolünü ele geçirip mevcut burjuvaları tümden ya da kısmen tasfiye edip onların yerini alıp, burjuvazi haline gelmesi nadir bir olgu mu?

Türkiye'nin en büyük sermaye gruplarından birisi olan Uzanlar nerede? Peki mülklerinin kontrolü şimdi kimde?

Karamehmet medya alanındaki yatırımlarını, dün palazlanan AKP'li, cemaatçi kimselere tatlı canı öyle istediği için mi sattı?

Dinç Bilgin, artık para kazanmak istemediği için mi çekildi?

Tayyip Erdoğan'a bakınca bir sermayedar mı görüyorsun abi yoksa sermayeden emir alan bir uşak mı? Gülen'e bakınca bir burjuva mı görüyorsun, yoksa burjuvaziden emir alan bir uşak mı?

İktidarının ilk yıllarında patronla karşısında el pençe duran adamı bugün Demirören grubunun başkanı Yıldırım Demirören arayıp "Milliyet'te çıkan haber sizi incittiyse, yarın gazeteyi kimse isterseniz satarım" diyor. Korkudan gazeteyi kendisine devretmeyi öneriyor.

İETT'de çalışan Tayyip Erdoğan şimdi Türkiye'nin en büyük burjuvalarından birisi ve devlet aygıtını neredeyse tek başına idare ediyor. Bu aygıtı kullanarak diğer burjuvaları ihalelerde nasıl sindirdiğine ilişkin yüz tane ses kaydı yayınladı Haramzadeler.

Sanki AKP, cemaat, burjuvazi diye üç ayrı kesim var. Hepsi burjuva. Hepsi sermayedar. Ve gün geçtikçe devlet aygıtının kontrolünü elinde tutan ve bu konuda taviz vermeye yanaşmayan Tayyip ve müttefiki dünün devşirme burjuvaları her gün daha fazla zenginleşiyor ve her gün daha fazla mevzi kazanıyor diğer burjuvalara karşı. Gülen-AKP kıyameti nereden koptu? AKP, yine Türkiye'nin en büyük sermaye gruplarından birisi olan Gülen cemaatinin her yıl milyarlarca lira gelir getiren Dershane cirosunu kesmek için harekete geçti ve kızılca kıyamet koptu.

Yakın coğrafyamızda orta ve yoksul sınıfa mensup kimselerden oluşan Baas hareketleri darbeler yoluyla devlet aygıtının kontrolünü ele geçirip, mevcut burjuvaları tasfiye edip kendileri burjuvazi haline gelmedi mi?

Silahı elinde tutan bazen gücünü fark eder ve ben niye burjuva olmuyorum da burjuvaziye hizmet ediyorum diyebilir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bunu Kapitalizmin "cennet" ülkelerinde kolay kolay yapamaz ama dünyanın geri kalanında sürekli izlediğimiz bir şeydir.

Halk iktidarı da devrimcilerin devlet aygıtının kontrolünü ele geçirip, bu aygıtı burjuvaziyi yok etmek için kullanmasından başka bir şey midir? Gücün yeter, alırsın eline silah, alırsın arkana halk desteğini, alırsın proletaryanın üretimden gelen gücünü, devlet aygıtını kontrol edenleri bozguna uğratır aygıtın kontrolünü ele geçirirsin, o aygıt artık halkın çıkarları için Sosyalizme ve Komünizme giden yolu açan en güçlü araç olur.

Ya da Venezuela'da olduğu gibi legalizme bel bağlarsın. Devlet aygıtının kontrolünü ele geçirirsin ama sistemin dışına çıkamazsın. Bugün Venezuela'da Chavez ölmeden önce devlet aygıtı üzerinde tam hakimiyet kurmadı mı? Burjuvalar mevcut iktidara karşı devlet aygıtı içerisinden yardım bulabiliyor mu? Venezuela'da devletin sahibi burjuvazi mi? Buna rağmen, her ne kadar halkçı ve anti emperyalist politikalar izlese de Venezuela'da devletin kontrolünü elinde tutan solcular sistemin dışına çıkabildiler mi?
Quarter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.Mart.2014, 06:51   #21
 
devriim2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
devriim2
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 04.Aralık.2012
Üye No: 44371
Mesajlar: 235
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 76
31 Mesajına 75 Teşekkür Aldı
devriim2 - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart newroz kutlamalarına silahlı saldırı

Newroz kutlamasına silahlı saldırı


Gökçeada’daki Newroz kutlamasına pompalı tüfekle ateş açarak 4 kişinin yaralanmasına neden olduğu belirtilen astsubay askeri gazinoda yakalandı.
Çanakkale’ye bağlı Gökçeada’da yapılan Newroz kutlamasına pompalı tüfekle yaptığı saldırı sonucu 4 kişiyi yaraladığı belirtilen astsubay Mehmet Onat askeri gazinoda yakalandı.
Dicle Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, olay yerinden hemen ayrıldığı belirtilen Onat’ın ifadesi askeri inzibat tarafından alınıyor.
Olayla ilgili görgü tanıklarının ifadeleri ise emniyette alındı.
Öte yandan yaralan 4 kişi taburcu edildi.
kaynak imctv.
Newroz kutlamasına silahlı saldırı - İMC TV
devriim2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.Haziran.2014, 00:47   #22
 
lasalle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
lasalle
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 04.Mayıs.2014
Üye No: 50052
Mesajlar: 494
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 120
60 Mesajına 82 Teşekkür Aldı
Standart

12 yıl sürelik iktidar devletin sahibi olmaya yeter de artar bile istediği adamı istediği yere koyuyor orduya posta atıyor atmakla kalmayıp içeri atıyor kendi burjuva grubunu yaratıyor yeni bir orta sınıf oluşturmaya çalışıyor daha ne devlet olacak akp şu an devlet akpdir
lasalle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.Haziran.2014, 00:53   #23
 
lasalle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
lasalle
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 04.Mayıs.2014
Üye No: 50052
Mesajlar: 494
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 120
60 Mesajına 82 Teşekkür Aldı
Standart

Koça falan elbette dokunamaz onlar bu ülkenin kadim yiyicileri bir 12 yıl daha kalsa palazlansa onlara da dokunmaya kalkar o ayrı konu çünkü kendi burjuvazisini yaratmak istiyor yaratmakla kalmayıp hakim burjuvazinin de akp olmasını istiyor sözün özü bu seferki zulüm çok daha katmerli tek partili sağ rejim size neyi anımsatıyor bana direkt hitler ve mussoloniyi anımsatıyor
lasalle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.Haziran.2014, 01:05   #24
 
lasalle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
lasalle
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 04.Mayıs.2014
Üye No: 50052
Mesajlar: 494
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 120
60 Mesajına 82 Teşekkür Aldı
Standart

Koç grubunun ideolojisi ne olsun ki tayyiple anlaşamasın rant kavgasıdır o bir şekilde aralarında çözerler her iktidar kendi zenginlerini yarattı bu ülkede ama tusiad tayfası ve en başta koç hep baki kaldı
lasalle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.Haziran.2014, 01:19   #25
 
lasalle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
lasalle
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 04.Mayıs.2014
Üye No: 50052
Mesajlar: 494
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 120
60 Mesajına 82 Teşekkür Aldı
Standart

Bu devlet sosyalistleri hiçbir dönemde sevmedi bu ayrı bir şey akpnin niteliği ve yaptıkları ayrı bir şey beni mecbur bıraksalar Ecevit mi akp mi deseler Ecevit derim mesela bu beni Ecevitçi yapmaz yani şu an kemalizmle chpyle falan uğraşmamız teorik uğraşma haricinde yersiz çünkü hiçbir güce sahip değiller
lasalle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com