Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Siyasi Filmler & Videolar > SosyalistForum Videoları

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi GERİLLAYA KARŞI SAVAŞIN MALİ BOYUTU
Cevaplar
3
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
1182
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 24.Mart.2014, 07:01   #1
 
Quarter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Quarter
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Kasım.2012
Üye No: 44201
Mesajlar: 1,943
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 101
340 Mesajına 887 Teşekkür Aldı
Standart GERİLLAYA KARŞI SAVAŞIN MALİ BOYUTU



Afganistan'da ABD ordusuna ait bir Apache helikopteri, 20 kişilik Taliban pusu timini tespit edip yok ediyor.

Taliban'ın öldürülen 20 militanının yerine görevlendireceği 20 kişiyi silahlandırmak için harcayacağı para 30,000 dolar civarında. İnternette "Müslümanlardan yardım" toplamak için hazırlanan videolardan öğrendiğimize göre her "Müslüman" bir "mücahidi" 1500 dolar bağışla komple donatabiliyor (Tüfek, tabanca, iki el bombası, şarjörler)

Bu çatışmada Apache'nin harcadığı cephanenin maliyeti ise 900,000 dolar civarında. Fırlatılan Hellfire ve Hydra roketlerinin her biri 70,000 dolar. Bu kadar uzun süre çatışmada kalan Apache'nin bir sonraki sorti için göreceği bakımın tutarı ise 100,000 dolar civarında.

Düzenli orduların kullandığı teknoloji geliştikçe, bunun maliyeti de aynı oranda büyüyor.

Bir Hellfire isabet ettiği askeri tesisi komple yok edebilir. Vurduğu bir tankı ya da savaş gemisini de... Oysa ne yüz binlerce dolara aldığı tankı, savaş gemisi, milyonlarca dolar harcanıp inşa edilmiş askeri tesisi olmayan gerillalara karşı kullanıldığında ise bu tankla kuş avlamaya çalışmaya benziyor.
Quarter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.Mart.2014, 13:29   #2
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,593
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,567
834 Mesajına 1,567 Teşekkür Aldı
Standart

Senin bu bildiğini 40 yıl önceden biliyorlar ve ordular gerilla savaşına göre biçimleniyordu. Şimdi ise gerçekte bir savaş yapmadıkları halde askeri teknoloji üreten fabrikaları kapatamıyorlar. Tank, helikopter ve diğer savaş gereçleri bir şekilde, yani kuş avlasalar bile yalandan gerilla savaşlarında görünmek durumundadır. Bizim güney doğunun dağları miyadı geçmiş bombalarla az bombalanmadı. Dağlar bombalanırken, çok bilmişler bu parayı daha iyi şeyler için harcansa falan diyorlardı. Devletin savaş maliyeti diyordu vs. Devletler bu bildiklerinizi fazlasıyla biliyor. Onların dertleri sizin işaret ettiğiniz konular değildir.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.Mart.2014, 14:54   #3
 
BORGA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BORGA
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Şubat.2011
Üye No: 34310
Mesajlar: 5,015
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,293
1,186 Mesajına 3,181 Teşekkür Aldı
Standart

Hasan arkadaş,

Bizim dediğin yer dünya ise, bombalanan bölge yaklaşık Avusturalya olmuş oluyor. Yok Asya kıtasını kastettiysen, Çin ve kantonlar bölgesini bombalamış oluyorlar. Eğer kastın bunlar değilse ki olmadığını biliyoruz, Mersin-Hatay civarı olmuş oluyor. Burası da değilse, mesele var demektir. Farkındaysan, komünist de olsak, vatanımız dünyadır milletimiz insanlık da desek, şu an Türkçe denen bir dille yazışıyoruz. Benim bir tanıdığım vardı, bir Arnavut kadın. Yad etmiş olayım. Sırbistandan çıkmışlar, gelmişler İzmire. Derdini anlatacak kadar Arnavutça bilmiyormuş. Türkçe zaten bilmiyor. İşin kötüsü öğrenemiyor da çünki bu kadın hiç konuşmuyor. Bildiği tek dil Sırpça. Kendisini tanıdığım zaman konuşur haldeydi. 30 yıl konuşmamış. Biz Arnavut diyoruz ya, o, bunu bile tahakküm sayıyordu. O, Şikiptar diyordu. (Shqiptar) Çocuğuna Şikipe diyordu. Bu kadın, söylenene göre, Sırbistan topraklarından çıktıktan sonra, ömrü boyunca tek kelime Sırpça konuşmamış. Burdaki nefreti anla. Yoksa işin zor.

Milli hakimiyet adı altında, bir millet ululanıp diğerleri aşağılanıyorsa, böyle bir yerde, komünist, bu aşağılayan kiminde de yok sayan zihniyete eşlik etmez, onların argümanına karşı gündelik olarak itiraz koyar.

Gerilla kelimesi dünyanın bir çok dilinde kullanılır. İnsanlar için sıradan bir kelimedir. Ama "sizin" güney doğuda bu kelime, tılsımlıdır, ateştir. Bir yanı yakar mahveder, çünki beladır, bir yanı ışık tutar, çünki onurdur. Ben de onurluyum, ben de müzminleşmiş korkuların esiri olmadım, gerillayım, yada gerilla kardeşiyim, yada anası atasıyım, yada akrabasıyım, yada arkadaşıyım...

Kürdistanda yaşamamak, bir evin içinde gerilladan konuşanın gözündeki ışıldamayı görmemek, kendine bu coğrafyanın komünistiyim deyip de, Kürdistanda günlük hayata katışıp orayı anlamaya çalışmamak bence suçtur. İki adımlık yer. Binlerce kilometre katedebilen "bizim" batının insanlarının Kürdistandaki hayatı kısa da olsa yaşamamaları, tarihi bir suçtur.

Göçer topluluklar, bizlere epey şey anlatır ama, kendi hayatını anlatamaz.

Bütün bunlar bir yana :

Soralım bakalım sana ; TC kuruluşunda gerçek bir savaş yaşadı mı. TSK kurulduğundan buyana, gerçek bir savaşı nerede verdi. Ortalama akla seslenmek, kendine sosyalist/komünistim diyene hiç yakıştıramadığım bir tutumdur. Çünki ortalama aklı, egemenler medya ve talim terbiye kurulları üzerinden yani okullardan üretir. Komünist dediğin, meselenin bileğini tuttu mu, güm diye masaya yapıştırmaz. Meseleye ilgili olanlara olacakları tasavvur ettirir. Ondan sonra o meseleyi yere serer. TSK nın uçakları kurulduğundan beri tatbikat dahil, ne kadar bombayı nerelere atmış dense ne cevap verirsin.

Hesapta bir dizi tahlil yapıyorsun. Asker, silah denilince senin teorilerin güme gider. Biraz meselelerin içine girsen, karşına hiç değilse rakamlar çıkar. Sen bu mentalle, ABD devletinin, sadece bir helikopter pilotunun kaskının AR_GE si için ayırdığı parayı bile açıklayamazsın. Sebebini hiç açıklayamazsın. Borç içinde kıvranırken bir dizi "abuk-subuk" harcamaya hangi yollardan mahkum ediliyor, kim mahkum ediyor bu koca koca devletleri, öylece bakar durursun. Miyadı geçmiş bomba. Bu tabir senin. Hadi meydan burda, içinden seç bir tanesini, üstündeki teknolojiden, artı-değere ve onu üreten ekonomi politikaya kadar dilimizin döndüğünce tartışalım.
______________________________________________________
Ni Dieu, Ni Maitre !
Ne Tanrı, Ne Efendi !

rağmen yaşa

BOLŞEVÎZM WÊSERKEWE
Bolşevizm Tekrar Kazanacak !
BORGA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
BORGA Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 25.Mart.2014, 08:41   #4
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,593
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,567
834 Mesajına 1,567 Teşekkür Aldı
Standart

Tartışalım Borga arkadaş;

Öncelikle TSK ciddi bir savaş yaşadı mı sorusu üzerine bir iki laf edelim. Rum kesimine karşı savaş yaptı. Uçaklar kendi gemisini batırdı. Ondan sonra PKK ile savaş yaptı bu savaşla birlikte büyük oranda tatbikat yapmayı bıraktı. Bu savaş TSK için bir eğitimdi. Tam TSK yetkin bir ordu haline geldi, dünya üzerinde devletler savaşı tarih oldu. Nasıl ki 19. yy ile birlikte ekonomik temel üzerinde durmayan devletlerin orduları, şaşkın kaldı; günümüzde de ekonomilerin üzerindeki devasa ordular, siyaset bilimini şaşkına çevirdi. Neyse ki ekonomiler, tüketim için ordular kalabilir dediğinde, siyasetin eli rahatladı. Ordular bugün varsa tüketimde kullanıldığı için vardır. Tüketim ekonominin dinamizmidir. Tüketimin dinamik olduğu ekonominin, kendisi dinamik değildir. Ordular cansız ekonominin, dinamik öğesidir. Onlar ne denli tüketirse, ekonomilerde o denli canlı kalmaktadır. Tabi ki ekonomik devreler başıboş ve serbest değildir.

Günümüzde üretim ve tüketim devrelerinin işleyişi serbest değildir. Açık pazar haline gelen dünyada, ekonomik devreler, tepe devletlerin müdahalesi altındadır. Tepe devletlerin iradesi ile çelişen devletler müdahale yemektedir. Dediğim gibi bundan 20 yıl önce emperyalistleşme hayalleri kuran Türkiye bugün çöküşün eşiğindedir. Tepe devletlerden gelen müdahale, ağır sonuçlara neden olmuştur. Türkiye ekonomisi müdahale altındadır. Ekonomik devreler tepe devletlerin dayatmaları altındadır. Ordunun neyi ve nasıl tüketeceğine tepe devletler dayatma yapmaktadır. O nedenle askeri teçhizatların tüketiminde çok ayrıntı bilemeyiz. Devlet ilişkileri illegaldir. Güney doğu da boş dağların bombalanması, Türkiye adına çok anlamsız değildi. Belki birilerini yanıltıyor, belki de stoklarında bulundurmaması gereken mühimmatı yok ediyordu. Afyon’da mühimmat deposunun patlaması üzerine bin bir şaibe dolaşmıştır.

Orduların ekonomi ile doğrudan bağları vardır. ABD ordusu Irak’a müdahale etti. Çok büyük maliyet ödedi. Ancak bunun karşılığını Irak’tan istedi. Irak halkı, kendilerini öldürmesi karşılığında yapmış olduğu masrafları, ABD devletine petrolünün gelirleri ile ödeyecektir. Ekonomiler cansızlaşırken, salt tüketimle ilgili nedenlerden dolayı, ordular tasfiye edilmiyor. Zaten ordunun önemli bir kısmını içeriye karşı konuşlandırmıştır. Topluma karşı jandarmayı görevlendirmiş ve iç işleri bakanlığına bağlamıştır. Üretim ve tüketimin miktar ve cinslerini, devletler toplumlara dikte ederken, tepe devletler de küçük devletlere dikte etmektedir.

Gerillayı efsaneleştirme girişimine anlayışla yaklaşırım. Zira onlar özgürlük türküleriyle dağa çıktılar. Belki de en mutlu hayatlarını dağlarda yaşadılar. Ancak ölümleri gerçekten acı olmuştur. Ne denli romantizm görünse de savaşın acı yüzüyle karşılaştılar. O nedenle bir o kadar da romantizmden uzak kaldılar. Tabi ki hiçbir gencin dağda olmasını istemem. Silahlı veya silahsız, devlet tarzı veya devlet ilişkili tüm örgütlenmeler özgürlük getirmeyecektir. Bunu gerçekte hepimiz görüyor olmamıza rağmen, bir türlü görmek istemiyoruz. Ayrı ulus veya ayrı kültür önünde hiçbir devlet engeli bulunmamaktadır. Devletler siyaset gereği bazen bunu engelliyor, bazen de önünü açıyor. Kültürel ayrılıklar, devletlerin dikte etmek için öne çıkardıkları mazeretlerdir. Günümüzde hiçbir devletin ulusal takıntısı bulunmamaktadır. Devletler bayrakları nedeniyle değil, toplumlar üzerinde asalak birer tahakküm gücü oldukları için tehlikelidir. O nedenle devletlerle küçük de olsa ilişkili siyasetler, (bu tüm örgütler için geçerlidir) devrimci görünümlerinin üzerlerinde leke olarak sırıtmaktadır.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com