Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SOSYALİZM OKULU > DEVLET KAVRAMI

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Devletin İçinden Devrim Bekliyoruz
Cevaplar
6
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
1130
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 18.Mart.2017, 17:34   #1
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,598
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,571
837 Mesajına 1,573 Teşekkür Aldı
Standart Devletin İçinden Devrim Bekliyoruz

Dev asalaklar,

Dünya üzerinde ömrünü tamamlamış devletler bulunmaktadır. Geçmişin emperyalist ülke devletleri ömürlerini tamamlamıştır. Bu devletler, burjuvaziyi kenara itmiş ve kendilerine ömür elde etmektedirler. Kendilerine ömür mümkün müdür? Nesnel anlamda değil ama iradi anlamda mümkündür. Bu devletler, nesnel dünya ve bilimle çatışarak ayakta kaldıkları için karşıdevrimcidir.

Türkiye’de durum,

Devlet bizde de burjuvaziyi kenara itmiştir. Kendisi devrimci midir? Hayır, değildir. Tam tersi karşıdevrimcidir. Zira kendi nesnel zeminini terk ettiği için karşıdevrimcidir. Şayet devrimci bir çıkış yapar ve nesnel zemini üzerine geçerse karşıdevrimci olmaktan çıkar.

Devlet bu hükümetle kendi nesnel zeminine geçebilir mi? Geçemez. Bunun için devrimci bir irade gerekmektedir. AKP karşıdevrimci sürecin iradesidir. AKP hükümeti bu nedenle devlete ayak bağı olmaktadır.

Devletin kendi nesnel zemini ne demektir?

Devletin ekonomik devreler üzerinden siyaset geliştirmesi demektir. Bugünün ekonomik devreleri nasıl bir siyaset önermektedir? Modern üretim teknolojilerinin ülke ihtiyaçları çerçevesinde kurulum ve yayılımının gerçekleşmesini önermektedir.

Şayet devlet böylesi bir duruma geçerse kendisine ömür elde eder ve ayni zamanda gerçek işlevini yerine getirmiş olur. Yani ekonominin istekleri ile hareket etmiş ve yeni bir işlevsellik elde etmiş olur.

Türkiye devleti böylesi bir yol izler mi?

Yukarıda da söyledim devrimci irade gerekmektedir. Peki, kimdir bu devrimci irade? Teknik uzmanların devlet içerisinde konuşlanmasıdır. Çok iyi bilmiyorum ama Mısır’ın Sisi hükümeti buna örnek gösterilebilir.

Türkiye devleti, teknik uzman kadrolardan oluşan bir konuşlanma ile kendi nesnel zeminine geçebilir. Bu devrim midir? Devletin kendi içinden gelen bir devrimdir. Devletin devrimidir ve böylelikle kendisine yol temin etmiş olacaktır. İzmir Marşı da bu devrime çok yakışmaktadır.

Devletin kendisine yol temin eden bu devrime karşı komünistler nasıl tutum almalıdır? İçinde mi yer almalı, yoksa dışında mı durmalıdır. Ya da buna devrim demek doğru mudur? Bunlar hep tartışma istemektedir. Ki ayrıca bu “devrimin” karşısında yer alanlar olacaktır. Örn. Leyla Zana AKP’nin yanında yer almaktadır. AKP’nin yanında durmak doğru değildir. AKP ile müthiş bir insani kırılma ön görülmektedir.

Devletin çok acil “devrimci” iradeye ihtiyacı bulunmaktadır. Sol çevreler henüz gerçeği fark etmiş değil. Devlet kendi nesnel zeminine geçmiş olsa, onlar devrim yaptığını sanacaklar. Devlet bu duruma uyarlı özneleri sahaya sürmektedir. Örn. Meral Akşener devletin içinden gelen devrimci öznedir. Ancak her şeye rağmen devletin netleşemediğini olasılık dâhilinde görüyorum. Zira ‘hayır’ın kazanması için devlet içerisinde güçlü bir kararlılık göremiyoruz.

Hal böyle iken sol çevrelerin devrim yapmaları mümkün değildir. Zira durumu doğru analiz edemeyenler, doğru çıkış yapamazlar. Şayet devlet kendi içinde devrim yaparsa ileri de sol çevrelerin devrim yapma imkânları doğacaktır. Tabi durumu doğru analiz etmeleri koşulu ile bu mümkündür. Bugün için en ilerideki sol çevreler bile yaşanılan gerçeklerin en az 20-30 yıl gerisindeler.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hasan Karataş Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 07.Temmuz.2017, 23:42   #2
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,598
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,571
837 Mesajına 1,573 Teşekkür Aldı
Standart

Devletin İçinden Devrim Geliyor

Devlet geçtiğimiz yıllar nesnel zeminini terk etmiş ve ölümüne ilerliyordu. Devlet aslında peyderpey boşluğa düşüyordu. Erdoğan kendisini devlete vermiş, devlette kendisini Erdoğan’a teslim etmişti. Daha önceki yazılarımda okuyan olursa hatırlayabilir devlet insan yani öznel olmuştu. Bu dünya boyut içinde bulunulan durumun mecburiyetiydi. Devlet Erdoğan’a katlanmak zorunda kalıyordu. Ne var ki 2017 ile birlikte durum değişmişti. Gericilik çağı kapanmıştı. Devlet için önüne bir şans doğmuştu. İşte tam burada gidilen yoldan geri dönülmesi gerekiyordu. Zira her şey için çok geç değildi. Geri dönüş mümkündü. Türkiye devleti nispeten kaybedilmiş bir devlettir. Bu devlet, eski konumun kazanabilir. işte bu geri dönüşün adı devrimdir. Hayır hareketi ile devrim süreci başlamıştır. CHP nin büyük yürüyüşü ile bu devrim çok daha ileri aşamalara gelmiştir. Gördüğünüz gibi devletin içinden devrimci irade tezahür etmiştir.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.Temmuz.2017, 00:18   #3
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,183
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,368
2,072 Mesajına 5,893 Teşekkür Aldı
Standart

"CHP nin büyük yürüyüşü ile bu devrim çok daha ileri aşamalara gelmiştir. Gördüğünüz gibi devletin içinden devrimci irade tezahür etmiştir."

Seni bu nedenle çok seviyorum Hasan Yoldaşım. Hayalde olsa,Devrimi devlette yapsa,Devrim umudundan vaz geçmiyorsun

Bakalım AP'nin nisan 2017'de aldığı tavsiye kararında "Devrimci CHP" neler söylemiş.
"Türkiye’nin 1996’da girdiği denetim sürecinden 2004’te çıktığına işaret eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, karara ilişkin şöyle konuştu:

Türkiye tekrar onca reformdan sonra ve özellikle darbe girişimi, akabinde yaşanan OHAL ve daha sonra gelen referandum, demokratik tartışmalar, AGİT raporu, Venedik Komisyonu raporu hep birlikte Türkiye’yi maalesef bugün kötü bir kararla yüzleştirdi.

“AKPM’nin böyle bir karar almasından elbette üzüntü duyuyoruz” ifadesini kullanan Yılmaz, herkesin aynı gemide olduğunu dile getirdi."


Tabi ki oylamada karar aleyhine oy kullandı ve yukarıda da belirttiği gibi "aynı gemidelermiş" Gemi batarsa beraber boğulacaklarını biliyorlar köftehorlar.
Tabi bununla kalmadı,birde dünki kararın açıklamasına "Devrimci CHP'nin" tepkisi var.

CHP'nin sözcülüğünü yine Öztürk Yılmaz yapıyor ve mır mır mır demokrasiden,demokrasi mücadelesinden söz ettikten sonra yumurtluyor. " Avrupa'daki marjinal gruplar, Türkiye'yi çekemeyen gruplar da bu OHAL uygulamalarını bir gerekçe göstererek birleştiler."
"Avrupa bizi kıskanıyor" söyleminin aynısı değilmi Hasan Yoldaşım

Hani Devrim'in merkezi Paris idi?
Bak her yol Paris'e çıkmıyormuş

Sevgilerimle.


______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Apé Che Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 08.Temmuz.2017, 04:47   #4
 
Komüncü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Komüncü
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 30.Ağustos.2013
Üye No: 47440
Mesajlar: 1,334
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 3,704
859 Mesajına 2,301 Teşekkür Aldı
Standart

Hasan karataş ın yazısını okuyunca aklıma komik anılarım geliyor. Mapus yatanlar bilir her koğuşun delisi vardır. Hasan karataş nasıl herşeye devrim diyorsa. Chp yürüyüşünden veya devlet içi kliklerin yer değiştirmesinden devlet devrimi bekliyorsa, bizim delide Af beklerdi... Ne olsa affa yorardı. Rüzgar esse af rüzgarları esiyor derdi 😁
Hay sen çok yaşayasın 😊
______________________________________________________
BİLMEZ İNSAN KADRİNİ ALEMDE İNSAN OLMAYAN.
Komüncü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Komüncü Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 08.Temmuz.2017, 07:50   #5
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,598
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,571
837 Mesajına 1,573 Teşekkür Aldı
Standart

Paris’in devrimi farklı, orada anlatılan komünist devrimdir. Biz şimdi burada devletin içinden gelen devrimi konuşuyoruz. Bu devrimin öncülerinin bile olası devrimden haberleri olmadığı zaman, devrim beklentimi yazmıştım. O zaman söylediklerimi şimdi onlar söylüyorlar. “Bu devlet AKP ile gitmez, bu devlet ciddi anlamda tehlikededir” diyorlar. Doğru diyorlar bu devlet bu şekilde yani AKP ile gidemez ve çok ciddi anlamda tehlikededir. Zaten bunu yıllardır söylüyorduk.

Şimdi onlara soruyorum 15 yıldır bu devlet AKP ile gidiyordu şimdi ne oldu da gitmez diyorsunuz? 15 yıl boyunca çok mu adildi? Adil olmadığını bizden daha iyi biliyorsunuz. Zira onların halklara karşı işlediği suçları eleştirerek geçiriyordunuz. Oysa suçlar eleştirilmez. Suçlar yargılanırdı. Bunlar yargılamak yerine eleştiriyorlardı. Kendilerine bu tavırları hatırlattığımızda “CHP ne yapsın sokağa mı çıksın, meclisi mi terk etsin deniliyordu.” Evet, öyle yapsın diyorduk,” olur mu öyle şey” diyorlardı. Şimdi niye öyle şey oluyor. Niye sokağa çıktınız, niye meclisi geri plana ittiniz. Devletiniz için kurtuluş sinyalleri aldınız da onun için harekete geçtiniz. Evet, küresel egemenlikte parçalanma olmuştur. Bu süreçte alt ve orta devletlerin kendilerini kurtarma olasılıkları belirmiştir. Ancak nispeten geç kalınmış bir durum söz konusuydu ve o nedenle ancak buradan kurtuluş bir devrimle mümkündü. İşte o neden ile CHP devrimcileşti.

CHP li vekil ayni gemideyiz demiş. Doğru değil. AB bu şekli ile Türkiye’yi gemiden atmak istiyor. Ancak devrim yaparlarsa gemiye alınacaklar veya kader birliği yapacaklar. Dolayısıyla AB ye karşı daha ince konuşmak durumunda kalacaklar. AB olmadan devrim yapamazlar. Öyle yapıyor ve ince konuşuyor. Kendi eksikliklerini anlatıyor. OHAL olmasaydı bunlar olmazdı demek istiyor. AB içinde bizi çekemeyen ve marjinal guruplara malzeme vermiş durumundayız, demektedir. Burada AB bizi kıskanıyor söylemi ile bizi çekemeyenler söylemi ayni söylem değildir. Zira kimi alt devletler AB içindedir ve onlar da Türkiye’yi AB içinde görmek istemezler. Yani buradan bir Almanya bizi kıskanıyor sonucu çıkaramayız.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hasan Karataş Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 08.Temmuz.2017, 12:48   #6
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,183
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,368
2,072 Mesajına 5,893 Teşekkür Aldı
Standart

"Aynı gemideyiz" lafı Türkiye içinde söylenmiş bir laftır. bu lafı özellikle "AKP giderse bizde gideriz" mantığı ile,azda HDP'nin AP'de Türkiye'ye yüklenmesine karşı söylemiştir.

"Avrupa bizi kıskanıyor" lafı ise AB için söylenmiş bir laftır ve direk Almanya ve Fransayı işaret eder.
(Dikkat edin,AP karar oylamalarında "alt devletler" genelde çekimser kalır)





______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.Temmuz.2017, 15:22   #7
 
İ.Seçil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İ.Seçil
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 27.Mart.2011
Üye No: 35150
Mesajlar: 1,594
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 259
501 Mesajına 835 Teşekkür Aldı
Standart

1974 Karanfil Devrimi
Kategori: Yakın Tarih / Soğuk Savaş
Karanfil Devrimi, (Portekizce, Revolução dos Cravos) Portekiz'de 25 Nisan 1974 günü şiddet kullanılmadan gerçekleştirilen askerî darbedir.[1] Darbe, General Antonio Spinola'nın yönettiği [2] düşük rütbeli subaylar ve sol görüşlü askerler tarafından yapılmıştır. Bunlardan en önemlisi ve devrimi başlatan yüzbaşı olarak bilinen Maya isimli bir askerdir. Bu askerler Spinola'nın aksine devrimci ve sosyalist askerler olup, askeri idare sonrasında rejimin sosyalist devlete çevrileceğini düşünmüşlerdir. "Karanfil Devrimi" adını, darbeyi yapan askerlerin tankların ve silahların namlularına karanfil takmalarından ve şiddet kullanmamalarından almıştır. Devrim sonucu Portekiz'in yönetimi radikal bir biçimde sıkıyönetim diktatörlüğünden iki yıllık geçiş süresi sonrası liberal demokrasiye dönmüştür.
1960 Darbesi

1960 Darbesi Hakkında Bilgiler

1950-60 döneminde Türkiye’de yalnız dış politikada değil iç politikada da önemli siyasal gelişmeler yaşandı. 1950, 1954 seçimlerini ezici çoğunluklarla kazanan, 1957 seçimlerinde de oy oranı düşmüş olmakla birlikte iktidarını koruyan DP köklü değişikliklere yönelmişti. Türkiye’de dış yardıma dayalı bir büyüme politikasına ağırlık veren, askeri ve sivil bürokrasinin etkisini azaltan DP. geleneksel gelişmelere aykırı bu politikalarıyla önemli bir tepki toplamıştı. Bu tepkiyi başta muhalefet partisi CHP olmak üzere, basın, öğretim üyeleri, yargıçlar gibi toplumun çeşitli kesimleri üzerinde baskı politikalarıyla alt etmeye çalışan DP, yoğun protesto eylemlerinin de hedefi olmuştu. Ülkedeki siyasal, toplumsal ve ekonomik bunalımın ağırlaştığı bir sırada Türk Silahlı Kuvvetleri 27 Mayıs 1960’ta DP iktidarını devirerek yönetime el koydu. Ordunun orta rütbeli subaylarının ağırlıkta olduğu Milli Birlik Komitesi (MBK) Cumhurbaşkanı Celal Bayar. Başbakan Adnan Menderes ve TBMM başkanı Refik Koral-tan başta olmak üzere DP ileri gelenlerini ve milletvekillerini tutukladı. Sıddık Sami Onar’ın başkanlığında Anayasa Komisyonu oluşturuldu. TBMM feshedildi, siyasal etkinlikler yasaklandı ve devlet başkanı Orge-
neral Cemal Gürsel başkanlığında bir hükümet kuruldu.

--------------------------------------------
Bu iki olayı niçin buraya yapıştırdım merak etmişsinizdir. Bu iki olayın bu günlerde Türkiye ile ilgisinin çok olduğunu düşündüm ve Hasan Karataş ın DEVLET te DEVRİM fikrinin bu olaylarla bir ilgisinin olabileceğini düşündüğüm için özellikle seçtim.
Devlet içinde devrim bizim anlayışımızda yoktur. Devrim bizim anladığımız ölçüde alt üst oluştur sistem veya devlet içinde zora dayanan değişikliklere biz darbe deriz.
Darbeler siyasal sistemde sınıflara dokunmadan el değişmesidir
Potekizde her ne kadar karanfil devrimi densede sonunda sistem değişmemiş sadece yönetim el değiştirmiştir.
Türkiyede yapılan 1960 darbesi de öyle 1961 anayasası bu ülkede yapılmış en demokratik ana yasada olsa yabılan devrim değil darbedir. Bu anayasa yıllardır bayram olarak kutlandığını da unutmamak gerekir
Bu bu ülkede bir alt üst omadıkça bunun adı ancak darbe olabilir devrim üstteki sınıfların ikdidarda alttaki sınıflarla yer değiştirmesidir.

Bu ihtimal var mı henüz görülmüyor. Ama ihtimal dışı da değil.
İ.Seçil isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
İ.Seçil Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com