Tekil Mesaj gösterimi
Alt 18.Ocak.2018, 12:44   #29
 
turgut_fatsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
turgut_fatsa
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 20.Nisan.2013
Üye No: 48375
Mesajlar: 2,873
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 1,271
821 Mesajına 1,338 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Hasan Karataş Nickli Üyeden Alıntı

Siz ne isterdiniz? Söyleyin bakalım. 1863 te köleciliğin kaldırılmasına karşılık o köleler adına siz ne isterdiniz? Mümkün olunca edebiyat yapmadan söylemenizi rica ediyorum. Zira yukarıdaki yazınızda köle olmak istemeyen halklar demişsiniz. (bu edebiyattır)
Nacizane düşümcemle isense istense ''Sosyalist Devrim'' İstenir. Bu nasıl devrim olacağını bende bilmiyorum.Ama sovyetlerin başına gelenden daha beter olabileceğini düşünüyorum.

Toplumsal değişimlerde Sosyalist devrim birey bilincine ihtiyaç duyar. Bu yoksa o ülkede sosyalist toplumsal yaşam kurulması çok zor ve meşakatlidir .Çok ince hesaplara,tahammüller ve genişliğe dayanmalıdır.Elbette ipin ucunu kaçırmadan . Yoksa bir anda irade kendi dışında herkesi ajan,karşı devrimci,hain ilan edebilir ki bu yol kızılkemerler yolu olur.

Bu durum da ise eğer sosyalist toplumsala geçmek için İrade müdehaleciliğin öne çıktığı ve toplumu ikna etmenin büyükçe,ağırlıkla çaba gerektireceği durumla karşı karşıya gelinir. Sovyetler bunu yaşamış,yaşamak zorunda kalmışlar ve ters tepmesi olasalığının ciddi anlamda sürecin de olduğu dönemdir.

Bu, gelişmiş bir kapitalist ülkenin sosyalist toplumsalığa geçişi ile karşılaştırılmamalı ,o toplumlarda İradecilik daha az yer kapsar. Çünkü toplumsal ilişki birey bilincini geliştirmiş ,hata bunu bulaşıklaştırmış,bataklığa çevirmiştir. Yani bu toplumsal ilişkilerde Sosyalist (toplumsal birlik) daha kolay sağlanır.

Tekrar edeyim daha anlaşılır olur sanırım. Bizim gibi ülkerde ise birinci koşul geçerli (yani iadeciiğin öne çıktığı ama sabrın tahamüllün ,genişliğin olması gerektiği)ve daha zorlu süreci kapsar. Yani toplum içi kavgalar daha yoğun olur. Çünkü birey bu toplumlarda bireysel bilince erişmemiş ,erişebilecek koşulları tam olarak oluşmamış,aile ,kimlik ,mezhep, hatta köy,şehir,bölge vs tipi örgütlülük veya dayanışmalar(hemşerilik)aidiyatları varlığını sürdürmekte ve bunlarda sınıflar dışında ama özünde sınıfar içinde bi taraf olarak toplumsal kavgada ,çıkarlar (ekonomik siyasal) ,çekmemzlikte,bencilikte, kıskanmada gibi nedenlerle yer alırlar.

Türkiye siyasal devrimi içinde söz konusu olmuş bu geri tepme olayı ile 40 yıl yaşanmış ve bugün Türkiye siyasal devrimine tepki olarak gelişen süreçte 80 sonrasınde ve 90 2000 yılardında işte iktidara AKP gibi partiyi iktidara taşımıştır.

Bugün AKP nin 15 yıldır yapmak istediği siyasal islamist bir devrimdir. Ancak toplumsal dirençler buna kısıtlı imkan tanıdığından en sonunda iradeyi (KHK)öne çıkarak yoluna devam etmek istemektedir.

Kölecilikten,köylü toplumunda sosyalist toplumsallığa direk sıkıntısız ve dertsiz ,cingarlar yaşamadan geçemezsiniz. Bu ütopik sosyalistlerinin ve bunlardan etkilenen sosyalistlerin düşünceleridir .Bilimsel değildir. Toplumların tıpkı bir insanın gelişmesi gibi evreleri vardır . Bilimde bunu arar bulur ortaya koyar. Bilimin dışında ,farazi ,olabilecek diye düşünülen şeyler yada görntüde böyle görünür olmak o iş olur demek değildir.
______________________________________________________
Önümüzdeki daha zorlu ve çetin geçecek mücadelenin ihtiyaçlarına yanıt verecek birleşik bir direnme zeminini ve seçeneğini hep birlikte inşa etmeliyiz. Eğer bu yaratılamazsa devrimci direniş imkanının umutsuzluk içerisinde boğulmasının önüne de geçilemeyecektir.
turgut_fatsa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
turgut_fatsa Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler: