Tekil Mesaj gösterimi
Alt 01.Ocak.2018, 09:25   #8
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,598
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,570
837 Mesajına 1,573 Teşekkür Aldı
Standart



Bu tartışmayı burada bitireceğiz gibi görünmektedir. Öz savunma ile ilgili anlatılmak istenileni çok iyi anladığımı ve konu ile ilgili söyleyeceklerimi şimdilik bitirmem gerektiğini düşünüyorum.

Tartışmaya başlarken Ö.Toplumsallık arkadaştan konuyu basitleştirmesini ve kısa açık cümlelerle ve kendi ifadesiyle anlatmasını istedim. Tartışmaya bu şekilde girmek isteyişimin nedeni konuya bizlerin de kendisi kadar vakıf olma isteğidir.

Öz savunmanın ne olduğunu açık seçik bilmesem eleştirilerimde ilerletici olmazdı. Ö.Toplumsal tam istediğim gibi basit cümlelerle yazmamakla birlikte samimiyetle tartışmak istemiştir. Kendisinin gördüğünü benim neden göremediğime anlam veremiyordu. Oysa kendisinin gördüğünü bende görüyordum. Ancak daha ötesini de görüyordum. Bu nedenle birbirimize karşı kırıcı oluyorduk. Yani ben bunların tartışılmasını istiyordum.

Neyse Çhe yoldaş basit bir iki cümle ise öz savunmayı anlatmış. Önceden de söylediğim gibi tartışmayı kolaylaştırmış.

Çhe Yoldaş’ın öz savunma anlatımı aslında tartışmayı kesiyor. Mealen şöyle: Bizim devrim yapmak gibi bir amacımız yok. Ya da biz devrimimizi yapmış bir toplumuz. Biz bu devletle birlikte yaşamakta herhangi bir çekince görmüyoruz. Şayet devlet bize saldırırsa biz de canlı refleksi ile savunmamızı yaparız demektedir.

Zaten Nurettin Demirtaş’ın arı örneği de bunu çok güzel anlatmaktadır. Bal arıları ile eşek arıları yıllardır yaşıyorlar. Eşek arıları saldırıya geçtiklerinde bal arılarının yaptıkları tek şey bir araya gelip kanat çırpmaktır. Demek ki düşmandan korunmak için ille de doğrudan savaş yapmak gerekmiyor. Ya da düşmanla içli dışlı olmak gerekmiyor. Örneğin legal siyaset yaparak onların yaşam alanlarına bizim, bizim de yaşam alanlarımıza onların girmeleri doğru değildir. Demek istemektedir.

Ben arkadaşları anlıyorum ve kendi anlayışlarındaki düşünsel samimiyete sempati ile bakıyorum. Bu durum kendilerini bağlar. Halkı temsil etmek ve halkın sorumluluğunu üstlenmek, Kürt siyasetçilerinin bilecekleri bir şeydir. Kendilerine doğru ve yanlış demek gibi bir yetkim yoktur. Ancak kendi adlarına da Türkiye’nin sosyalistlerini eleştirmek ve onlara kendi siyasetlerini desteklemek gibi mecburiyetler dayatmak hakkına da sahip değildirler.


Bütün bunların ötesinde Marksizm farklı bir dünya görüşüdür. Marksizm, dünya devrimini hedefler. Dünya üzerinde devlet ve sermaye var oldukça ve de insanlık bunları bilinçli bir biçimde yok etmedikçe devrim tamamlanmış sayılmayacaktır.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hasan Karataş Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi: