Tekil Mesaj gösterimi
Alt 31.Aralık.2017, 00:42   #5
 
ÖzgürToplumsallık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ÖzgürToplumsallık
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 11.Ocak.2016
Üye No: 54673
Mesajlar: 387
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 96
157 Mesajına 249 Teşekkür Aldı
Standart

hasan karataş...

sendeki problem bu zaten...karşı tarafın ne dediğini anlamama...çaba göstermediğin gibi...çarpıtıyorsun...kafandaki bir sürü şey allak bullak...bunları düzeltmek yerine bizlere sarman ilginç...

Devlet saldıran taraf, toplum ise kendisini savunan taraftır. Burada ilginç bir durum var. Devletin topluma saldırması için bir sebep yoktur. Zira devlet toplum üzerinde egemenliğini realize etmiş ve bu egemenliğin ürünlerini toplamaktadır. Devletlerle toplumlar arasında bir konsensus bulunmaktadır.

Toplum boyunduruk altına girmişse zaten orada devlet egemenliğini ifa etmektedir. Devlet boyunduruk altına almış olduğu kesime değil, alamadığı kesimlere saldırır. Boyunduruk altına girmeyenler savunma konumuna geçebilirler. Girenlerin savunması anlamsızdır. Zira kendisini teslim etmiştir. Boyunduruk altındakilerin ise saldırmaya ve özgürleşmeye yönelmeleri gerekmektedir.


Devlet hakkında hiçbir fikrin yok....bilgiyi geçtim mesele fikrin olup olmaması...

devlet sür git devam eden bir sistemdir...her gün her saniye tekrar tekrar kendini yaratır...haliyle bir akış olduğu için de her gün aynı "saldırıları" topluma karşı verir ve kazanır...


Marksistim der...tarih sınıf mücadeleleri tarihi dersin de...ortada bir sınıf "savaşı" yok o zaman bugün tarih yaşanmıyor diye de iddia edebilirsin senin mantığına göre...

oysa böyle bir şey yok...devlet her gün yaratılıyor...devleti sen toprak,su gibi bir şey mi zannediyorsun...toplumsal bir olgudur devlet...sür git devam edebilmesi için her gün aynı gasbı yapabilmesi...topluma saldırması gerekir...

öz-savunma da bahsi geçen ise devletin saldırısı olarak görülen "değer gasplarına" karşı toplumun kendini savunmasıdır...yani devlete-sermayeye karşı kendini savunmaktır...

kısacası sınıf mücadelesi...sınıf savaşı dediğin olgular da...öz savunmadır...bir sınıfın kendini egemen sınıfa karşı savunmasıdır...kendi emek gücünü savunmasıdır...gasbı engellemesidir...

hayır daha ne kadar açık yazabiliriz hasan karataş....cidden sen insanı sinir edici cinstensin...buna yorumların değil yorumlayamaman neden oluyor...

2-ABD li komünistler Trump gelince savunmaya geçmediler. Saldırılarını daha da arttırmaya çalıştılar. Komünistlerin kitabında savunma yapmak için yola çıkılacağı yazmaz. Zira komünistler haklıdır. Devletler suçludur. Trump’tan öncede mücadele vardı. Sonrasında da mücadele var. Mücadele ile savunma ayni şey değil. Savunma saldırıya maruz kalınca yapılan harekettir. Mücadele ise düşmanı yenmek veya düşmandan bir şeyler koparmak için yapılan hareketlerdir.

Nurettin Demirtaşın bahsettiği mesele hakkında hiçbir fikrin yok...

burada bahsi geçen komünistlerin faşistlere karşı "anti faşist" savunma güçleri kurarak mahalleleri savunmasıdır...Trump süreciyle bu "ANTİFA" birlikleri yaygınlaştı...kamuoyunda yer buldu...bunun geçmişi beyaz ırkçılara karşı mücadeledir...


misal Red Guards Austin denilen Maoist bir grup var...bunlar biz öz savunma mücadelesi veriyoruz Faşizme karşı diyorlar...sen bilgin olmadan yorum yapıyorsun ama bahsi geçen örgütler bunlardır...

Bal arısı ve Çınar ağacı örneğini açalım. Yukarıdaki yazı da bal arıları kanatlarını çırparak yarattıkları ısıyla eşek arılarını etkisizleştiriyor. Çınar ağacı da etrafına zehirli bir sıvı yayarak diğer otların kendisine zarar vermesini önlüyor. Bu örnekler şunu anlatıyor, “eşek arısına rağmen, bal arıları yaşayabilir. Diğer otlara rağmen çınar ağacı yaşayabilir. Devletlere rağmen de toplum yaşayabilir.” demek istemektedir.

Burada aklınızı zorlayın bakalım. Hem devlet olacak ve hem de toplum olacak. Toplum kendisini devletten koruyacak ve hayat böyle devam edecek. Zaten eşek arıları ile bal arıları yıllardır birlikte yaşamıyor mu? Devletin toplumun sırtından geçinen bir mekanizma olduğunu bilmiyorlar mı? Devlet varsa orada mutlaka gasp soygun vs vardır. Siz diyorsunuz ki tepemizde devlet olacak ama biz devlete pay vermeyeceğiz. Gerçekten kopuk bir anlatıma doğru yanıt vermek gerçekten zormuş.


hayır içinde yanıtı var...bile bile verdim bu yanıtı...çünkü senin sorun bir yönlendirme içeriyordu...ben de o yönlendirmeye ithafen bu yanıtı verdim...

en azından anlamışsın...biz devlete rağmen örgütlenebiliriz diyoruz...amacımız devletin yok edilmesidir...bunu da devlete karşı örgütlenerek yapacağız diyoruz...yukarıda gasbın-soygunun engellenmesi olayı bal arılarının eşek arılarını yaşam alanından atmasıdır...biz de devleti yaşam alanından atacağız..bunu söylüyoruz...

yani devlet ve devlet dışılık bir arada yaşayabilir...ve yaşıyorda...bu elbette bir çatışma ve mücadeleyi beraberinde getirecektir...ve devlet zamanla dışarıya itelecektir deniyor...

bunu diyene şu yorumu yapan sensin...

Devlet varsa orada mutlaka gasp soygun vs vardır. Siz diyorsunuz ki tepemizde devlet olacak ama biz devlete pay vermeyeceğiz.

bütün bundan çıkardığın yorum bu...devlet bir gasp aracı...biz devlete karşı kendimizi savunacağız ve devletin gasbına izin vermeyeceğiz...bu da devleti geriletecek-yok edecektir demek "anlamsız"...

meseleden kopuk olan sensin hasan karataş...çünkü anlama "çabası" yok sen de...

bunu nereden çıkardım dersen sonrasında biz neyi kabul ediyoruz kısmında...demokrasi devlet kavramıdır diyerek kendini gösteriyorsun...

sen böyle görebilirsin biz görmüyoruz...senin kullandığın kavramları kullanmak zorunda değiliz...senin gibi düşünmek ve yorumlamak zorunda da değiliz...kahvehane sahibi olmayı bırak da azıcık karşı tarafa saygı göster...

Öz savunma varsa zaten özgürlük yok demektir. Savunma bir tür savaş ve üstelik saldırıya uğramış halidir. Siz burada özgürlük olduğunu nasıl iddia edebilirsiniz. Birisi bana saldırıyor ve ben kendimi savunuyorum. O zaman ben özgür olmuş oluyorum.

Diyalektikten bi haber birisinin yorumu böyle olabilir...

ben kollektif mülkiyeti savunmayacağım..ben kollektif karar alma mekanizmalarını korumayacağım...birileri ona "saldırmayacak" ele geçirmeye çalışmayacak öyle mi?

bir sistem kendini karşıtlarına karşı koruyamayacaksa nasıl var olacak...var olmanın kendisi zaten kendini korumakla ilgili bir şeydir...

sen butün yaşayan bir insansan...kendi varlığın-bütünlüğünü savunduğun için insansın...biyolojik yeniden üretimi belli kurallara göre uyguladığın için varsın...bu kurallarla vücudunu dışa karşı savunduğun için varsın...çünkü kendini korumana yardımcı olan denetim mekanizmaların var...

Öz-Savunma ile Meşru-Savunma ayrımı vardır burada...aradaki farkı bilmediğin için bunları söylemen normal...

Öz-Savunma kendi varlığını korumandır...belli kurallara bağlı olarak bu varlığı işletmendir...

Meşru-Savunma ise kendine o anlık yönelen bir tehdide karşı verdiğin savunmadır...

Öz-Savunma her an vardır...genel bir olgudur...meşru savunma ise özeldir...burada bu iki kavramın farkına da girilmemiş...Meşru müdafaanın öz savunmanın parçası-eylemi olduğuna da...

ama sen bu meseleye parmak basarak iyi ettin...

Demokrasi ile devlet ayrıymış. Demokrasi bir devlet kavramıdır. Demokrasi yoksa devlette yoktur. Biz devletsiz olacağız ama demokrasi olmayacak diyemezsin. Demokrasi ile devleti birlikte görüp görmemek senin keyfiyetinde değildir. Demokrasi devletle birliktedir.

ben de tam tersini söylüyorum hadi...burjuva "demokrasisi" ve devletli demokrasi...demokrasiyi manüple etmektir...kullanmaktır diyorum...demokrasi adı altında toplumu kandırmaktır diyorum...toplum içinden bireyleri sisateme ortak etmekten ibarettir...

demokrasi "sınıfsaldır"...sınıfların olduğu bir yerde demokrasi olmaz...

bu kavramsal çerçeveyi sadece ben kullansam hadi buna itiraz et...sadece kullanan ben değilim hareket bu kavramı devlet dışı olarak görüyor ve kullanıyor...

bunu kullanma amacı ise başka bir konu da tartışılmalıdır...özünde determinist düşüncelerin eleştirisi vardır...

ama seninle bunları tartışmak doğru değil...


Sen Marksizmi çarpıtmayı bırak...kendini Marksistliğini sorgula...sonra gel bizim "çelişkilerimizle" uğraş...kendi çelişkilerinden çıkamayıp bize sardığın vakit daha da rezil oluyorsun....

Marksizm Proletarya diktatörlüğü olarak devletin geleceği son aşamadan bahsetmiş...Komünizmin ilk aşamasında bu sürecin olacağı söylemiş...bunu Anarşistlerle olan farklılıklarından biri olarak sunmuş...

sen ise hayır artık gerek yok diyorsun...sen kimi kandırıyorsun hasan karataş...

karşında çocuk yok diyeceğim de...çocuk bile kanmaz bu dediklerine...


seninle bunları konuştum...konuştukça battığın için daha da konuşmayı doğru bulmuyorum...
ÖzgürToplumsallık isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla